“Ve sonra çek çıkar bir gülüşünle
Bütün mutsuzluk resimlerinin dışına
Bir yerim olsun benim de bir dalım
Sevginin insanı güzelleştiren
O incelikli güven ülkesinde...”
“Yüzüm yaşadıklarımdan ipi kopmuş bir uçurtma
Uzun yağmurlar altında ıslana ıslana
Varıp en kırılgan yerlerine konacağım.
Bir masal gibi söylene söylene ocak başlarında
Zamın küllenen yüreğinde duracağım.”
“Çıkıp günlerce yağmurlara duracağım
Aksın üstümden bulutların buğulu türküsü
...
Göçmen kuşlar gibi ömürler alıp yolculuklardan
Kanatlarında ayrılığın ve kavuşmanın ebruli yükü
Dem çekerek derin gün batımları evlere karşı
Yaprakları yüreğe benzeyen ağaçlara konacağım.”