Sabah Karanlığı, Nazım Hikmet
sabah karanlığında telgraf direkleri,
yol.
sabah karanlığında aynası parıldayan konsol masa
terlik,
eşyalar birbirini yeniden görüp tanır.
odamızda sabah karanlığı bir yelken gibi aydınlanır.
odamızda pırlanta yüzük gibidir mavi serinlik.
yıldızlar ağarır odamızda.
çok uzakta,
gökyüzündeki derenin dibinde ağarır taşlar.
başı yastıktadır gülümün
alabildiğine geniş kuş tüyü yastıktadır başı.
elleri iki ak lale gibi yorganın üstündedir.
saçlarında kuşlar ötüşmeğe başlar.
sabah karanlığında ağaçları, fabrika bacalarıyla şehir.
sabah karanlığında ağaçlar ıslaktır, fabrika bacaları sıcak.
sabah karanlığında asfaltı okşayarak
ilk adımlar odamızdan geçer
ilk motor uğultusu
ilk kahkaha
ilk küfür.