ay sima

ay sima
@aysimay
‘’Necip Fazıl’ın yüzsüz bir yanı vardı. Üvey babam Falih Rıfkı Atay, “günün birinde bir de bakacağım ki, bu herif benim pijamalarımı giymiş yatağımda yatıyor” demişti. Nitekim, buna benzer bir durum oldu: Bir Cumartesi öğleyin yatılı okuldan dönünce, Necip Fazıl’ın yatağıma uzanmış buldum. Benim kırmızı sabahlığımı giymişti. Kıllı bacakları ortadaydı.Necip Fazıl ile hiç de terbiyeli bir kız çocuğu gibi davranmadığım için “ulan, bu ne hal?” dedim. Kılı kıpırdamadan, pişkin pişkin açıkladı: Tepebaşı Şehir Tiyatrosu’nda, çok beğenilen bir oyunu oynuyormuş. Temsilden sonra, onu alkışlamak için sahneye çağırıyorlarmış. Paçaları çamurlu ütüsüz bir pantolonla seyircilere gösteremezmiş kendini. Onun için, fırçalanmak ve ütülenmek üzere pantolonu çıkartıp bizim Rum hizmetçiye vermiş. Ne var ki, Necip Fazıl’ı çok sevimli ve eğlendirici bulduğumuzdan onun bu şımarıklıklarını hep hoşgörürdük.”
1000Kitap