Ruhum bana vazetti ve dedi ki, ‟Övgülerle kibirlenme, ayıplanmalarla sıkıntıya düşme.ˮ
Ruhumun öğütlerine kadar işlerimin değerinden kuşku duyardım. Şimdi ağaçların ilkbaharda çiçeklenmesi ve yazın meyve vermesi için övgülere gerek olmadığını biliyorum; ve ayıplanmaktan korkmadan güzün yapraklarını döküp kışın çıplak kaldıklarını.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Dürüst insanlar sahtekârlığa itiliyor, sahtekârlar başa geçiyor ve insanlar gelenekler ve âdetlerle zincirleniyor. Dinler katı geleneklere boyun eğiyor. İnsanlar atalarının açtığı yollarda yürüyor; kendi akıllarının ışığını, kendi yüreklerinin öğretisini izlemiyorlar. Bu durum insanları evrensel bir zafer ve bir dünya ulusu yerine, dar ve kişisel zaferlere, kuşkucu, düşman ve ayrı uluslara mahkûm ediyor. Sonuçta batıl inanışların kurbanı oluyorlar. Böyle biçimlenen bir dünyada ancak bilincin ve onurun kurban edilmesiyle başarıya ulaşılıyor. Dürüst insan yoksulluğun dişlerine atılıyor. Onurlular yerilirken yalancılar övülüp ödüllendiriliyor.ᝰ.ᐟ
Ermiş'in yazarı gençliğinde dünyayı kusursuz ve kötülükten azade bir yer olarak tasarlardı.
Fakat yarattığı bu cennetin günlük gerçeklerden tamamı ile farklı olduğunu keşfettiğinde umutsuzluğa kapıldı, hayata küstü.