Aysun Dedeoğlu

Aysun Dedeoğlu
@aysunndedeoglu
VASAT INSAN GERÇEĞİ.
8/10
·291 syf.··
2020 1. kitabı
·
34 saatte okudu
·
Okunma: 16 Mayıs 2020 15:30
Tüm kitap alemine selam. Spolier vermeyi de, okumayı da sevmeyen biri olarak size kitap içinde şunlar oluyor, bunlar kaçıyor, bu mahalle yakalıyor, diğeri de onu alkışlıyor minvalde yorumlar yapmayacağım. Genel olarak, Emrah Serbes'i sevmem. Evet, itiraf etmek gerekirse aynı odada kalsak, ben ona Behzat Ç olurum. "Saçma sapan konuşma lan." der, belki küfrederim. Lakin edebiyat, bir gün Emrah Serbes'in dediği gibi: "igrenc adamların yazdığı harika şeylerle dolu." Bu kitap o kadar harika mi? Cok değil. Ama okuyunca bir sey çöküyor insana. Nedir diye dusununce buluyorsun. GERÇEK. Sadece size ait olmayan, ırkınıza, insanlığa da ait olan o keşif gercek sizi bir yerinden yakalıyor. Yani mesele sadece, Polis Teşkilatı hakkında ki bazı mülahazalar değil arkadaşlar. Devlet, bürokrasi, adaletsizlik hiç değil. Mesele insanin kendisi. Kurumlar, kuruluşlar, isimleri. Hepsi tesadüfen var. Bir yaratıcının size bahşettiği akıl sonucunda, insan ürünü şeyler. Ve hepsi gelip geçici. Sadece geriye insan kalıyor. Ilk gün ne kadar ciplaksa, sonunda o kadar çıplak kalacak olan insan. Işte buldum diyorsunuz okurken, duyguyu buldum! Evreka. Mamafih sevincimiz uzun sürmüyor çünkü bulunan sadece görmek, duymak, bilmek istemediğimiz şey oluyor. GERÇEK. Küfür, kıyamet, uslup tartışmaları yapmayacağım. Teknik açıdan degerleniremem çünkü bu kitap bunları hem hakediyor hem de haketmiyor. Ben okuyup, hissettim. Siz öyle mi yaparsınız bilmiyorum lakin okuyun. Belki, özünde iyi insanız. Belki. Saygilar.
Edebiyat
Son HafriyatEmrah Serbes · İletişim Yayıncılık · 20203,590 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Sille?" "Bildiğimiz sille! Tokattan ağır, yumruktan hafif el darbesi olarak tabir erebiliriz." Syf 34.
Sayfa 34 - Harun.·Kitabı okudu
"Sorma! Çokoprensler nerede?" "Çokosandvic mi?" "Ne sandiviçi ya! Bildiğin cokoprens." "Onun adı Çokosandvic oldu amirim." "Çok konuşma."
Sayfa 140 - Harun·Kitabı okudu
Behzat Ç. gibi Ankara'da doğup büyüyen bir adamın duyabileceği bütün sıkıntıların mimari karşılığı Ankara Adliyesi'dir. Kafka burayı görseydi, "Adamlar yapmış," deyip yazarlığı bırakırdı.
Sayfa 184·Kitabı okudu
"Güzelliğiyle, cinsel istekten ziyade garip bir hüzün uyandıran, şu yaşadığımız berbat dünyada değil de, bir Çehov öyküsünde falan belki, rastlanabilecek bir kadındı.
Sayfa 243·Kitabı okudu