Son Hafriyat (Behzat Ç. - Bir Ankara Polisiyesi)

·
Okunma
·
Beğeni
·
3.192
Gösterim
Adı:
Son Hafriyat
Alt başlık:
Behzat Ç. - Bir Ankara Polisiyesi
Baskı tarihi:
Eylül 2008
Sayfa sayısı:
291
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750505669
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İletişim Yayıncılık
Behzat Ç., Cinayet Büro Amirliği'nde başkomiser, hayata karşı işlenen suçlar uzmanı...

Başına gelenlerden sonra lanet etmiş, çekip gitmişti aslında. (Dizinin ilk kitabı Her Temas İz Bırakır'ı okuyanlar bilir.) Hayır, hâlâ işinin başında! Ama ağzını bıçak açmıyor. Tek bir laf çıkmıyor ağzından. El işaretleriyle, çehresiyle, suskunluklarla anlatıyor anlatacağını - ve tabii dellenmeleriyle...
Bu bir AnKara polisiyesidir...

Behzat Ç. ve ekibi, kötü bir Renault Toros'la Sakarya Caddesi'nden Ayaş'a kadar altını üstüne getiriyor Ankara'nın.
Sadece cinayetçiler değil, belediyenin envai çeşit birimi de altını üstüne getiriyor Ankara'nın. Her yer hafriyat. Kavşak inşaatıydı, kabloydu, boruydu, tamirattı...

Sadece onlar da değil ama... Kendine "Red Kit" diyen bir adam da çukurlar kazıp duruyor. Öldürdüklerini tabuta koyup gömüyor o çukurlara - gömüp polise haber veriyor. Çok acayip, çok da zeki bir adam bu, feleğin çemberinden geçmiş, içinde intikam acısı... Belli, polisle bir meselesi var.

Behzat Ç. ve ekibi, Ahlak Bürosu'na bile nasip olup da hâlâ kendilerine verilmeyen bir Megane'ın hayalini kurarak, kötü Renault'yla Ankara'da fink atıp Red Kit'i arıyor.
Bir AnKara polisiyesi...
(Tanıtım Bülteninden)
Tipik, eğlenceli, okurken okuru fazla sıkmayan, bi sayfa daha bi sayfa daha dedirten değişik bir kitaptı. İlerde tekrar okumayı düşündüğüm nadir kitaplardan birisi haline geldi.
Dikkat spoiler içerir.

Behzat Ç. serisinin ilki kadar ve hatta daha güzel ikinci romanı. Berna'nın ölümünden sonra konuşmayı bırakan Behzat, Cinayet büro ile susarak iletişim kurmakta ve Bahar'ı takip etmektedir. Bu arada kendine Red Kit diyen birisi de eski TEM polislerinin akrabalarını canlı canlı tabuta koymakta ve polisi aramaktadır. Katil kimdir, neden bu akrabaları diri diri gömmektedir? Behzat, Bahar ile anlaşabilecek midir? Tekrardan konuşmaya başlayacak mıdır? Bu cinayetleri kimin işlediğini çözebilecek midir? SSK işhanında sıktığı adamla ilgili soruşturmadan yırtacak mıdır? Müfettişlere öten kimdir? Bu ve buna benzer bir çok soru daha. Soluksuz okunan bir roman. Mutlaka okunması gereken kitaplardan biri daha.
  • Kürk Mantolu Madonna
    8.9/10 (15.899 Oy)19.813 beğeni45.345 okunma3.496 alıntı191.722 gösterim
  • Dönüşüm
    8.2/10 (8.894 Oy)9.165 beğeni30.041 okunma921 alıntı145.962 gösterim
  • Küçük Prens
    9.0/10 (11.081 Oy)13.884 beğeni35.967 okunma3.786 alıntı152.852 gösterim
  • Satranç
    8.7/10 (9.693 Oy)9.641 beğeni27.047 okunma2.000 alıntı125.321 gösterim
  • Hayvan Çiftliği
    8.9/10 (7.739 Oy)8.355 beğeni23.856 okunma942 alıntı95.090 gösterim
  • Simyacı
    8.6/10 (8.207 Oy)9.193 beğeni27.435 okunma2.933 alıntı120.973 gösterim
  • 1984
    8.9/10 (6.256 Oy)6.611 beğeni17.571 okunma2.930 alıntı89.917 gösterim
  • Her Temas İz Bırakır
    8.5/10 (337 Oy)296 beğeni1.117 okunma145 alıntı5.511 gösterim
  • Yabancı
    8.3/10 (4.599 Oy)4.082 beğeni13.580 okunma1.528 alıntı56.077 gösterim
  • Şeker Portakalı
    9.0/10 (7.874 Oy)9.406 beğeni26.461 okunma1.791 alıntı135.051 gösterim
dizisini, filmini izledikten sonra herhalde okurken sıkılırım diye başladım. ama öyle olmadı aksine heyecanla okuyup bitirdim. emrah serbes in ankarayı ne güzel anlattığına bir daha şahit oldum. tek sıkıntım behzat ç karakterine erdal beşikçioğlunu yerleştirerek okudum. çünkü erdal beşikçioğlunun oyunculuğu aklımda ve yüreğimdeki yeri başkadır. ne zaman canlandırmaya çalışsam behzatı o geliyor aklıma.
Ciddi anlamda konunun sizi içine çektiğini belirtmek istiyorum. Kitaba bir kere başladığınızda hangi ara onca sayfayı okuduğunuzu idrak etmekte sıkıntı yaşıyorsunuz. Olayların sürükleyici oluşu ise ayrı bir güzel. Detaylı Yorumum için : https://cahilokur.blogspot.com.tr/...friyat-behzat-c.html
Parçalı bulutlu bir yorum…

Kendi gölgesi dışında hiçbir şeyi öldürmeyen tek kovboy, karınca ezmez, Red Kit’in zulum görmüş bir seri katile lakap olması; Jet Fadıl sponsorluğunda çıkarılan protest bir Ahmet Kaya albümü kadar absürd duruyor.

Yağmurdan Önce filmindeki genç rahip gibi sessizlik yemini etmiş Behzat Ç, kitabın %99 unda ağzını bile açmıyor. Ama kitaptaki yeri İçimdeki Deniz filmindeki, sadece başını oynatabilen yatalak, Javier Bardem’in oyunculuğu kadar büyük…

Eğer Behzat Ç, kitapta kanalizasyon çukuruna düşüp ölseydi, ölümsüz Orhan Veli gibi, diş fırçasına sarılı bir kağıtta değil ama bir çok notunu, Samsun 216 paketinin üzerinde bulacaklardı.

Kahramanlar ne zaman bir yerin yol tarifi hakkında konuşsalar; Belediyelerin taşeronluğunda, hatıraların üzerinden “ ezergeçerus” gibi geçen, kentsel “çöküşüm”e hemen laf sokuluyor.

Çocuk Esirgeme Kurumunda yetişen çocukların 18 yaşını doldurdukları anda kapı önüne koyulmalarının yanlışlığı ise çok silik bir şekilde de olsa kendisini hissettiriyor.

https://www.youtube.com/watch?v=WQDdiEEs-gQ
Her temas iz bırakır kitabındaki hikaye, anlatım, kurgu aynı şekliyle sürükleyiciliğinden, tarzından hiçbir şey kaybetmeden devam ediyor. Bu seriyi çok sevdim keşke dizinin yanında roman şekliyle de devam etseymiş.
Dizisini izlememiştim. İlk kitabı olduğunu da bilmiyordum. Direk bunu okumaya başladım ama daha önceki kitabı okumamanın eksikliğini, boşluğunu yaşamadım. Okuduğum her şeyi kafamda canlandırırım. Ankara'da yaşayan birisi olarak gerçekten kafamda çok rahat canlandırdığım bir kitap oldu. Kitabın gerçekçiliği beni çok etkiledi. Türkiye'de işlerin nasıl yürüdüğü abartıdan uzak, açık bir şekilde ortaya konulmuş. Çok akıcı ilerledi ve bir solukta okudum. İnce göndermeler, espriler, olay kurgusu çok yerindeydi ve benden büyük bir beğeni kazandı.
Kesinlikle şöhretini hak eden bir kitap. Emrah Serbes'in bunu henüz 25-26 yaşlarında yazmış olması da ayrıca ilginç bir durum. Kitap, Seni Kalbime Gömdüm adıyla sinemaya da uyarlanmıştı. Ben öncesinde filmini seyretmiştim. Kitap da Behzat'ın suskunluğu ve Akbaba'nın bir davranışı dışında neredeyse tamamen aynı ilerliyor. Yine de büyük bir beğeni ile okudum.
Emrah Serbes tek kelimeyle muhteşem bir kaleme sahip. Okurken güldürüyor, düşündürüyor, şaşırtıyor hiç sıkmıyor insanı. Behzat Ç.'nin Başkomiserliği eşliğinde bir cinayeti çözmeye çalışan asayişin hikayesi. Kitap çok akıcı okurken sayfaları nasıl geçtiğimi fark etmedim. Karakterlerin konuşmalarını, kimi zaman konuşmamalarını, doğallığını çok sevdim. Okurken zevk alınacağını düşündüğüm ve okunmasını önerebileceğim bir kitap oldu benim için.
Hani derler ya her kitapta mutlaka kendinizden bir şey bulursunuz. Burada bazen kendi hayatınızdan kaçıp olmak istediğiniz yerleri buluyorsunuz. Ankara'nın sokaklarını geziyorsunuz. Bazen Harun gibi deli olup bazen Behzat gibi sadece susmak. Şayet Ankara'yı bir de kitap sayfalarında gezerken polisiye roman okumak istiyorsanız durmayın, okuyun.
'Behzat Ç.: Seni Kalbime Gömdüm' filminin senaryosu, bu kitapla karşımıza çıkıyor. İyi bir kitap olsa da, okurken ilk kitaba göre daha az keyif aldım. Sanırım bundaki en temel etken, filmdeki senaryo ile kitaptaki yazıların biraz fazla benzemesi.
Her Temas İz Bırakır kitabının devamı olan Son Hafriyat...
İlk kitabın Kurgusu harika ama edebi bir değeri yok demiştim önceki incelememde. Bu kitap için de edebi değeri yok denebilir ancak kurgusu daha da harika.

Açıkçası İlk kitabın gölgesi bu kitapta duracak ve "idare eder" diyerek okuyacağımı düşünüyordum çünkü yazarın daha da iyi bir kurgu yaratabileceğine inanmamıştım. E zaten kurguyu çıkarınca geride bir şey kalmıyordu. Ancak kitabı bitirdikten sonra sadece "ellerine sağlık" demek istedim. Çünkü kütüphaneme baktığımda "ya bu kitap muhteşemdi sizde okuyun, okumazsanız çok şey kaçıracaksınız" diyeceğim bir kitap daha eklemiş oldum.

Aslında ilk kitabı okurken ben yanlış bir şekilde başlamışım. Edebi olmasını istedim. betimlemeler olsun , süslü cümleler falan ... ancak her kitabın edebi bir değer taşımasına gerek yok ki...
Bu kitabın da edebi kaygı gütmeden sadece kurgunun keyfine varılarak okunması gerekir. Son derece sürükleyici, önceki kitaba göre biraz daha aralara mizah serpiştirilmiş. Betimlemelere daha fazla yer verilmiş. Cümleler biraz daha süslenmiş ,samimiyetinden de bir şey kaybetmemiş.
Ben keyif ve heyecanla okuyup bitirdim. Umarım siz de okur, hayatınıza Behzat Ç. ve diğer kahramanları da katarsınız. Keyifli okumalar dilerim.
"Öyle deme, Toros iyi arabadır. Kullanırken anasını ağlatıyorsunuz, bana mısın demiyor. Size Megane versek, iki günde parçalarsınız."
Biz napıyoz la bu hayatta? Birileri demiş sınırları çizmiş burda yaşıyacan demiş. Birileri demiş ki bu maaşı alıcan demiş, bu okula gidicen demiş, bunlara karşı çıkmıcan demiş. Bunların hepsi ben söylemeden önce, ben yapmadan önce birileri tarafından söylenmiş. Ben istemedim ki bunların hiçbirini.
Behzat Ç.'nin hayatta anlayamadığı iki insan tipi vardı: biri çocuk katilleri, diğeri sigarayı bırakanlar.
Emrah Serbes
Sayfa 16 - Epub
Temizlik alışkanlığı iyidir. Hiçbir şey öğretmese, arkanda gereksiz iz bırakmamayı öğretir.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Son Hafriyat
Alt başlık:
Behzat Ç. - Bir Ankara Polisiyesi
Baskı tarihi:
Eylül 2008
Sayfa sayısı:
291
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750505669
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İletişim Yayıncılık
Behzat Ç., Cinayet Büro Amirliği'nde başkomiser, hayata karşı işlenen suçlar uzmanı...

Başına gelenlerden sonra lanet etmiş, çekip gitmişti aslında. (Dizinin ilk kitabı Her Temas İz Bırakır'ı okuyanlar bilir.) Hayır, hâlâ işinin başında! Ama ağzını bıçak açmıyor. Tek bir laf çıkmıyor ağzından. El işaretleriyle, çehresiyle, suskunluklarla anlatıyor anlatacağını - ve tabii dellenmeleriyle...
Bu bir AnKara polisiyesidir...

Behzat Ç. ve ekibi, kötü bir Renault Toros'la Sakarya Caddesi'nden Ayaş'a kadar altını üstüne getiriyor Ankara'nın.
Sadece cinayetçiler değil, belediyenin envai çeşit birimi de altını üstüne getiriyor Ankara'nın. Her yer hafriyat. Kavşak inşaatıydı, kabloydu, boruydu, tamirattı...

Sadece onlar da değil ama... Kendine "Red Kit" diyen bir adam da çukurlar kazıp duruyor. Öldürdüklerini tabuta koyup gömüyor o çukurlara - gömüp polise haber veriyor. Çok acayip, çok da zeki bir adam bu, feleğin çemberinden geçmiş, içinde intikam acısı... Belli, polisle bir meselesi var.

Behzat Ç. ve ekibi, Ahlak Bürosu'na bile nasip olup da hâlâ kendilerine verilmeyen bir Megane'ın hayalini kurarak, kötü Renault'yla Ankara'da fink atıp Red Kit'i arıyor.
Bir AnKara polisiyesi...
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 711 okur

  • Pelin İnan
  • Burhan Önal
  • Anıl Kurul
  • Fatma Yıldırım
  • büyük yolların haydudu
  • Fatih
  • Murat Nama
  • Begüm Aydın
  • Can Karakuş
  • Şehnaz Kanlıkoca

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%4.6
14-17 Yaş
%2.5
18-24 Yaş
%26.4
25-34 Yaş
%36.4
35-44 Yaş
%22.2
45-54 Yaş
%5
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%2.9

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%41.1
Erkek
%58.9

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%27.7 (57)
9
%25.7 (53)
8
%27.7 (57)
7
%13.6 (28)
6
%3.4 (7)
5
%0.5 (1)
4
%0
3
%0.5 (1)
2
%0.5 (1)
1
%0.5 (1)

Kitabın sıralamaları