“ İşin doğrusu, kuşlar kendilerine mutluluk sorusunu sormazlar. Mutluluğu yaşarlar. Her şey yolunda gittiğinde mutludurlar; öylece , basitçe. Dert etmemeyi bilmek mutluluğun başlangıcı değil midir zaten ? “
“ Her yolculuk bizi biraz değiştirir. Dünyaya farklı gözlerle bakmaya sevk eder. Kendi içine kapanmaya, dışlamaya, yabancıdan korkmaya ya da nefret etmeye karşı bir devadır . “
“Yeniden doğmak için insanın kendindeki bazı şeyleri ölüme terk etmeyi bilmesi gerek. Kuş, sağlıkla parlayan yeni tüylere karşılık yıpranmış tüylerini dökerken böyle yapar. Bu, onun için yaşamsaldır: Tüyleri mükemmel durumda değilse uçamaz. Bizim için de böyledir. Tüy değiştirememişz , geçmişten kopamamamız, çoğu kez ilerlememize ayak bağı olur.”
“Yoksullarla ve mahkumlarla yaptığım çalışmalar yoksulluğun karşıtının zenginlik olmadığına beni ikna etti, yoksulluğun karşıtı adalettir! Son olarak , adalete duyduğumuz güvenin , toplumsal karakterimizin, kanunlara, hakkaniyete ve eşitliğe bağlılığımızın gerçek ölçüsünün zengin, güçlü, ayrıcalıklı ve saygın kesima nasıl davrandığımız olmadığını öğrendim . Gerçek ölçü yoksullara, suçlananlara, hüküm giyenlere ve mahkumlara nasıl davrandığımızdır! “