Farkında mısınız kimse kimseyle konuşmuyor artık. Biri bir şey diyor, öteki dediklerine diyeceklerini ekliyor. Çekirdek kabukları gibi sözcükler biriktiriyoruz. Hiçbir yere varmayan sözcükleri süpürüp baştan başlıyoruz her seferinde. Birileriyle halen konuşabiliyor olmamız kıymetli.
Yeni yaşımda biraz olsun dinlenmek istiyorum. Hayatta kalmaya programlanmış bir bedenin öğrenilmiş korunma mekanizmalarının esiri olarak değil de yeni şeyleri deneyimleyecek cesaretle dolmuş hücrelerimin açlığını dindirebilmek için yaşamayı arzuluyorum.
Başkaldıran tarafımı yitirmek istemem. Asla diz çöken biri olmadım. Güllerim dışında hiçbir şeyin, hiç kimsenin önünde diz çökmedim ve ellerimi bahçemin toprağı dışında hiçbir şey kirletmedi.
Sevdiklerimizi alıp götüren şey ölüm değil. Bilakis ölüm onları saklar, sevimli gençliklerinde sabitler ölüm. Sevgiyi dağıtıp mahveden şey ölüm değil, yaşamdır.
Mutluluk bize uğradığı zamanlar, mutlu olduğumuzu en az fark ettiğimiz zamanlardır ve sonra bize yüksek dozda bir acı gönderilir ki minnettar olmayı öğrenelim.