Genç Werther'in Acıları; Werther'in nişanlı olan Lotte'ye aşkını,duygularını arkaşına mektuplarında anlattığı (ki benim en sevdiğim) Goethe'nin 25 yaşında kaleme aldığı ilk romanıymış.
Kitaba ilk başladıgımda o aşk duygusu bana geçmedi açıkcası. Werther'in ergen bir takıntısı olduğunu düşündüm. Daha sonrasında mektuplarında arkadaşına hislerini, bu aşkın imkansızlığını, çektiği acıları anlattıgında anlayabiliyorsunuz. Herkes duygu ve düşüncelerini farklı şekillerde yansıtır çünkü.
Bununla ilgili Goethe'nin fikri de şöyle:
"İnsan doğasü sevinç,üzüntü acıya belli bir süre katlanabiliyor ve bunun üzerine çıkınca mahvoluyor. Burada sorun birinin zayıf ya da güçlü olması değil, ister psikolojik, ister fiziksel olsun, duyduğu üzüntünün miktarına tahammül edebilmesi ya da edememesi. Bana göre yüksek ateşten ölen birine korkak demek ne kadar uygunsuzsa, yaşamına son veren birine korkaktır demek de o kadar tuhaf."
Vee sonuç, Werther sonunda yaşadıklarına daha fazla katlanamaz ve yaşamına son vermeye karar verir. Çünkü ancak öbür tarafta sevgilisine kavuşabileceğini düşünür..
Kitabın başında şöyle bir cümle var:
Ey güzel insan, sen de onun gibi bir tutkunun esiriysen, onun acıları sana avuntu olsun, eğer yazgından veya kendi hatandan dolayı bir arkadaş bulamıyorsan, bu küçük kitap dostun olsun.. Eveet bu kitap bir dönem bir çok gencin dostu olmuş ve bir çok insanı intihara sürüklemiş.. Sevelim, okuyalım ama çok da etkilenmeyelim :)