Dört ayaklı hayvanlar içinde ikiye ayağı üstüne kalkmış birkaç hayvan vardır: Bunların ilki insandır ardından maymun ve ayı gibi bazı hayvanlar gelir.
Ayı bal yer, maymun muz, insan her şeyi... Koyunun kafası yerdedir, ineğin de, eşeğin de... Bu Derviş hayvanlar bir gün olsun kafasını kaldırıp “Sırtımda ne var, kim ne yiyor?” demeden, kendi önündeki otlarla doymaya çalışırlar.
İki ayak üstüne kalkmak kibir göstergesidir. Ayağa kalkarak diğerlerinden yüksekte durur ve yönetmeye aday olursun.
Koyunun şöhrette gözü yoktur, o sulu gözleriyle, kuşağında çobanın nağmeleri, önünde ülkesinin otlarıyla uçurumun kenarına kadar gözünü korkmadan gider...
Koyunun yakıştırması her insanı kazdırır. Çünkü söz onu “Eşek kadar saf” bağlantısına götürür. Vurup kıran, dolandıran, asıp kesen, başkalarının gözünün yaşına bakmayan modern insan, koyun, eşek yakıştırmasıyla fenalık geçirir...
saf zeytinyağı, saf süt, saf bal, saf altın övülürken, insanın safı, bu çağın soytarısı olmuştur...