Eda AYAZ

Her ilişki gibi, aşk ilişkileri de büyük bir kişilik yıkımından geçmek zorundadır vesselam...
Sayfa 62·Kitabı okudu
İlişkiler
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Seviye önemlidir. Kompleksli bir berber görmedim ben. Binlerce kelle önünde eğildiği için, berberin güven sorunu kalmamıştır. Ama prostatla basurla uğraşan nice prof içine kapanıktır. Mutsuzdur. Ölü yıkayıcılar da sanıldığının aksine mutlu insanlardır. Var oluş sorunları yoktur. Onlar işlerini yaparken hep varlıklarının farkına varırlar. Her ölü, onlara kendilerinin hayatta olduklarını anımsatır.
Sayfa 38·Kitabı okudu
Beden dili, sözlerimizin bilinçaltıdır. Önyargı; beden dilinin bize verdiği, ilk samimi tüyolardır. İlk karşılaşmalarda ani yakalandığımız için, beden dilimiz ne de bedenimiz savunma makinenizmaları kuramaz kabak gibi tüm kişiliğimizle ortada kalırız.
Sayfa 33·Kitabı okudu
Dört ayaklı hayvanlar içinde ikiye ayağı üstüne kalkmış birkaç hayvan vardır: Bunların ilki insandır ardından maymun ve ayı gibi bazı hayvanlar gelir. Ayı bal yer, maymun muz, insan her şeyi... Koyunun kafası yerdedir, ineğin de, eşeğin de... Bu Derviş hayvanlar bir gün olsun kafasını kaldırıp “Sırtımda ne var, kim ne yiyor?” demeden, kendi önündeki otlarla doymaya çalışırlar. İki ayak üstüne kalkmak kibir göstergesidir. Ayağa kalkarak diğerlerinden yüksekte durur ve yönetmeye aday olursun. Koyunun şöhrette gözü yoktur, o sulu gözleriyle, kuşağında çobanın nağmeleri, önünde ülkesinin otlarıyla uçurumun kenarına kadar gözünü korkmadan gider... Koyunun yakıştırması her insanı kazdırır. Çünkü söz onu “Eşek kadar saf” bağlantısına götürür. Vurup kıran, dolandıran, asıp kesen, başkalarının gözünün yaşına bakmayan modern insan, koyun, eşek yakıştırmasıyla fenalık geçirir... saf zeytinyağı, saf süt, saf bal, saf altın övülürken, insanın safı, bu çağın soytarısı olmuştur...
Sayfa 22·Kitabı okudu
1000Kitap
3/10
·96 syf.··
2020 6. kitabı
·
11 saatte okudu
·
Okunma: 20 Mart 2020 14:39
Doğuştan olmayan bir hastalıkta ailenin Emre’yi suçlaması. Emre’nin böyle olmasından şikayetçi bir anne. Bilmiyor ki Emre’nin öyle olmasının sebebi kendisi çünkü sürekli azarlayan, aşağılayan, şikayet eden, dedikoducu bir anne. Dönüp kendine bakmayan sorunun kaynağını düşünmeyen suçu tamamen çocuğun üzerine yıkmaya çalışan bir anne. Ebeveynlerin, çocukların, yetişkinlerin, her yaştan bireylerin oturup okuyabileceği hem eğlenceli hemde içindeki terapi sayesinde rahatlayabileceğiniz bir kitap. Tavsiye ederim
Rahat Bırakın BeniAdem Güneş · Nesil Yayınları · 2020281 okunma