Deniz kenarındayım, ama denize ait olmadığımdan, ne yazık ki; dudaklarım kurur da ölür giderim
Deniz hâlden hâle girip coştukça coşar, dalgalanır; fakat ben ondan bir katre bile içemem.
Denizden bir katre su eksilecek diye, kıskançlık ateşinden yüreğim yanar, kavrulur.
Artık varlığını gün geçtikçe daha çok kaybettiğimi biliyorum. Çünkü varlığın hep yokluğunun kuşatması altında ve bu sürekli yineleniyor. Varlığının tadını çıkarırken de ıstırap çekiyorum. Eziyetli, zararlı ve sonsuz ıstırabımın farkına varıyor ve daha çok acı çekiyorum. Evime her gelişinde dışarıdaki yokluğun daha sakil geliyor bana. Yokluğunun yarattığı boşluğu doldurma telaşıyla varlığının da tadına varamıyorum. Bana geldiğinde şu an bana ait olan suyu dün yanımda olan sepetlere boşaltıyor gibiyim. Hep ahmaklığımdan.