“Hayatlarımızdaki en büyük acı, kabul etmediğimiz hatalarımızdan gelendir — bizim asıl kimliğimizle uyuşmayan hatalardır. Bize öyle zıtladır ki, onlara bakmaya katlanamayız. Bir vücutta iki insan oluruz, birbirine katlanamayan iki insan. Yalancı ve yalancılardan nefret eden. Hırsız ve hırsızlardan nefret eden. Bu savaşın verdiği acıya benzer başka bir acı yoktur. Bu acı, bilinç seviyemizin üzerine çıkar. Ondan kaçarız ama bizimle koşar. Nereye kaçarsak kaçalım, savaşı beraberimizde götürürüz.”
“İyi insanlara kötü şeyler olur. Ama bu iyi insanlar hayatlarının geri kalanını, sinirden dişlerini gıcırdatarak ve soygunun hatırasını tekrar tekrar kafalarında canlandırarak yaşamaya devam etmezler. Bizi en çok üzen kişisel felaketler, içimizden atamayacak kadar güçsüz olduklarımız, kabul etmek istemesek de bizim de içinde rol almış olduklarımızdır. Bu yüzden acı çekmeye devam ederiz. “