Aziz İbrahim Uygur

Şaşırtıcı derecede sıcak bir haziran gününde öğle vaktiydi. Deniz çarşaf gibi dümdüzdü ve gökyüzü göz alıcı bir maviye bürünmüştü. Güneş ışığı suyun yüzünün yüzeyinde ışıldıyordu. Arazinin son bulduğu, kumsalla birleştiği noktada ağaçlar birbirine uzanıyor, rüzgârın etkisiyle yaprakları ıslık çalıyordu. Sığırcık kuşları kümelenip saçaklara konuyor, yüksek sesle ötüp çimlerin üstünde alçaktan uçuyordu.
Sayfa 181 - Pegasus·Kitabı okuyor
Alıntı
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Bir yer ne kadar karanlık kalır olursa olsun, her zaman aydınlık bir an vardır.
Sayfa 146 - Pegasus·Kitabı okuyor
Alıntı
Tek isteği bir sürü yalnız kalmaktı. Yaşadığı hayattan çok sıkılmıştı. Yirmi dakikalık feribot yolculuğu bile çok iyi hissettirmişti. O beş kilometrenin on yıla yayılacağı aklına bile gelmemişti.
Sayfa 126 - Pegasus·Kitabı okuyor
Alıntı
Dalgalar kısık, homurdanmaya benzer bir ses çıkarıyordu. Beklenmedik misafirlerini görünce şaşırıp korkan kuşlar ötüşüp duruyordu. Ama bu kadar kuzeyde şehir görüntüsünden eser yoktu, ne bir korna ne bir tekerlek gıcırtısı ne de tepeden geçen uçak sesleri.
Sayfa 115 - Pegasus·Kitabı okuyor
Alıntı
Koy, yağmurlu günlere özgü bir düzlüğe kavuşmuştu ve aralıksız yağın yağmurun darbeleriyle teneke kadar incelmişti. Islak gri gökyüzü eriyip denize akarken ikisi arasındaki çizgiye göz kalemi kadar ince bir çizgiye dönüşmüştü. Köpek suratlı gri foklar sallanıp duran kırmızı dubaların üzerine tüneyebilmek için yarışıyordu.
Sayfa 110 - Pegasus·Kitabı okuyor
Alıntı