Azra

Azra
@azraazraa
Bibliyofil
Sınıf öğretmeni
Sınıf öğretmenliği • Çocuk gelişimi
347 okur puanı
Şubat 2019 tarihinde katıldı
Puan vermedi·128 syf.··
Beğendi
·
2026 63. kitabı
Kitabı okurken ve özellikle finaline ulaştığımda zihnimde sürekli iki eser arasında bir bağ kuruldu: Bu kitabın merkezindeki “Atları da Vururlar” düşüncesi ve Fareler ve İnsanlar’ın unutulmaz finali. İlk bakışta birbirinden oldukça farklı görünen bu iki hikâye, aslında insanın çaresizlik karşısında verdiği en zor kararları sorgulatıyor. Ayağı kırılmış bir atın artık iyileşme şansı yoksa ne yapılmalıdır? Onu uzun ve acı dolu bir sürece mahkûm etmek mi daha merhametlidir, yoksa çektiği acıyı sonlandırmak mı? Kitap boyunca bu soru yalnızca bir hayvan üzerinden sorulmuyor; finalde çok daha geniş ve insani bir boyut kazanıyor. Bu noktada aklıma gelen ilk kavram ötanazi oldu. Özellikle ağır hastalıklar ve dayanılmaz acılar söz konusu olduğunda, kişinin kendi yaşamı üzerinde söz sahibi olup olamayacağı sorusu yeniden zihnimde canlandı. Ötanazi gerekli midir, etik midir, yasal olmalı mıdır? Kitap bu sorulara kesin cevaplar vermiyor; aksine okuru bu sorularla baş başa bırakıyor. Beni en çok etkileyen noktalardan biri de buydu. Hikâye, beklemediğim bir şekilde atlarla insanlar arasında duygusal ve düşünsel bir köprü kurdu. Elbette bir insanla bir at aynı değildir; ancak acı çekmek, çaresizlik ve merhamet gibi kavramlar söz konusu olduğunda aradaki sınırlar bulanıklaşmaya başlıyor. Bu nedenle kitap bende yalnızca bir hikâye olarak kalmadı. Bitirdikten sonra da düşünmeye devam ettiğim, etik ve vicdani sorgulamalar yaratan bir okuma deneyimine dönüştü.
Atları da VururlarHorace McCoy · Dedalus Kitap · 2026670 okunma
Reklam
Puan vermedi·110 syf.··
Beğendi
·
2026 62. kitabı
Çiçek İzleri, Tuğba Saydam’dan okuduğum üçüncü kitap oldu. Diğer kitaplarında olduğu gibi bu kitabı da elimden bırakamadan, kısa sürede bitirdim. Başından sonuna kadar merak duygusunu canlı tutan, keyifle okuduğum bir romandı. Matruşka bebekler gibi iç içe geçmiş hikâyelerle başlayan eser, güçlü betimlemeleri sayesinde beni atmosferinin içine çekti. Yazarın anlattığı yerleri zihnimde kolayca canlandırabildim çoğu zaman kendimi o sokaklarda dolaşıyor gibi hissettim. Özellikle finaldeki beklenmedik ters köşe, kitabın etkisini daha da güçlendirdi. Merak unsurunu son ana kadar koruyan ve farklı bir sonla noktalanan bu kitap, okuma zevkimi artıran eserlerden biri oldu. Sürükleyici ve farklı kurgular okumayı sevenlere tavsiye ederim. Yazarımızın kalemine ve gönlüne sağlık
Çiçek İzleriTuğba Saydam · Metinlerarası Kitap · 202611 okunma
Puan vermedi·128 syf.··
2026 20. kitabı
Yazarın kendi hikâyelerinde de izlerine rastladığımız bu kitap, Richard Brautigan ’ın son kitabı. Belki bir yazarı onun son kitabıyla okumaya başlamak hata sayılabilir ama benim için onunla tanışmanın yolu bu kitap oldu.Kitap çok güzel bir akışla ilerliyor; bir solukta, hatta benim için bir günde biten, keyifli ve içine çeken bir okuma deneyimiydi.Bazen günlük hayatta durup düşünürken bazı şeylere gereğinden fazla anlam yükleyebiliyoruz. Bazen de aslında önemli olan şeyleri fark etmeyebiliyoruz. Oysa biriyle gerçekten sohbet etmeye başladığınızda, pişirdiğiniz köftenin kıvamı bile önemli hâle gelebiliyor. Sadece köfte üzerine bile uzun uzun konuşabilirsiniz. Çünkü bazen mesele konu değildir; o sohbetin kendisidir. Bu kitapta da hamburger detayı benim için tam olarak böyleydi. Hamburger, sadece bir hamburger değildi. İnsanların birbirine yaklaşmasını, küçük görünen şeylerin nasıl anlam kazandığını hatırlatan bir imge gibiydi. Sohbetin konusu ne olursa olsun, bazı insanlarla konuşurken kendinizi o akışa bırakır gidersiniz. Kitaptaki hamburger de bende tam olarak bu hissi uyandırdı. Kitap da sohbet havasında bir akışta ilerledi. Kitaptan çok keyif aldım. Güzel bir karşılaşmaydı; sıcak, samimi ve akılda kalan bir roman olarak bende yerini aldı.
Yani Rüzgâr Her Şeyi Alıp GötürmeyecekRichard Brautigan · Epona Kitap · 2026192 okunma
Puan vermedi·176 syf.··
Beğendi
·
2026 15. kitabı
Çocuklara matematiği nasıl sevdirebileceğimi düşünürken, bir annenin oğluna matematiği sevdirmek amacıyla yazdığı Kraliçeyi Kurtarmak kitabıyla tanıştım. Açıkçası ilk başta sadece öğretmenlik açısından fikir edinmek için okumaya başlamıştım. Fakat kitap kısa sürede beni içine çekti. Sayfalar ilerledikçe kendimi sürekli yeni bir maceranın içinde buldum.Kitabın en etkileyici yanı, okuru sürekli aktif tutmasıydı. Sorular, etkinlikler ve hikâyenin akışı bir araya gelince kitabı elinden bırakmak gerçekten zorlaşıyor. Sürekli “Şimdi ne olacak?” diye düşünüyorsunuz. Bu merak duygusunu baştan sona canlı tutabilmesi benim çok hoşuma gitti.Hatta kitabı okurken şunu düşündüm: Eğer çocukken karşıma çıksaydı büyük ihtimalle inanılmaz bir hevesle okurdum. Çünkü kitap matematiği bir ders gibi değil, eğlenceli bir keşif süreci gibi hissettiriyor. Bu yönüyle sadece bir çocuk kitabı demek de yetersiz kalıyor bence. Daha çok, matematiği sevdirmek için kurgulanmış sürükleyici bir macera kitabı gibi.Kitaptan gerçekten çok etkilendim ve büyük keyif aldım. Hem eğlenceli hem düşündüren bir yapısı var. Kesinlikle öğrencilerime önereceğim kitaplardan biri olacak. Hatta şimdiden en sevdiğim çocuk kitapları arasında yerini aldı diyebilirim.
Kraliçeyi KurtarmakVladimir Tumanov · Günışığı Kitaplığı · 20246,1bin okunma
Puan vermedi·74 syf.··
Beğendi
·
2025 10. kitabı
S-A-Y-D-A-M ‘Hiçlik ya da Her Şey’ kitabının devamı olarak okumaya başlamıştım fakat kitap devamından daha çok ‘Hiçlik ya da Her Şey’ kitabını saydamlaştırdı zihinimde. Adını bile bilmediğimiz karakterimizi ikinci kitap saydamlaştırıyor sayfalar ilerledikçe. Onun duygularını, hayatını, zihinindekileri opak bir duvardan saydam bir duvara taşıyor. Karakterle birlikte derinleşiyoruz. Tüm çıplaklığıyla karakterimizi öğrenmeye başlıyoruz. İlk kitapta okurken kendi kendimize sorduğumuz neden sorularının cevabı yer alıyor. Diğer kitapta olduğu gibi bu kitap da bir çırpıda aktı gitti. Buna rağmen üzerine çok daha düşündüğüm, sorguladığım bir kitap oldu. Kimsenin yolculuğunu devamını veya derinliğini okumadan bilemezmişiz. Adını bile bilmediğimiz bu kadın karakter bana bunu öğretmiş oldu. Yazarımızın kalemini çok sevdim. Su gibi akıp giden bir o kadar da derinleşen eserler… Emeğine ve kalemine sağlık.
DerinlikTuğba Saydam · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık · 2024235 okunma
Reklam