SPOILER İCERİR(diziden bilmediğiniz bir şey yok)
Kitapta en çok hoşuma giden karakterlerin iç dünyasını inceleme şekli. Sayfalarca Nihal’in iç dünyasına şahit oluyoruz, bu sırada bana acaba Bihter ve Behlül’ün ilişkisi nasıl gidiyor diye düşündürüyor. Sonrasında hiç beklenmedik bir sahnede Nihal’den çıkıp Behlül’ün iç dünyasına geçiyoruz ve bu okumayı çok keyifli bir hale getiriyor.
Halit Ziya kadın düşünce yapısını iyi yorumlamasa da erkekleri kesinlikle çok iyi anlatıyor. Behlül karakteriyle erkekler bu kadar iyi özetlenebilirdi. Başlarda evli olan Peyker’e yürüyüp ondan karşılık görmeyince pişman olması, sonrasında Bihter’in hayatının aşkı olduğunu düşünmesi ama bu sırada bile Peyker’i hala arzulaması, Bihter’le birlikteyken onu birçok kez aldatması ve ardından intikam için kendini Nihal’e aşık olduğuna ikna etmesi.
Bihter ve Behlül ilişkisinde; Bihter onun dediklerini ikiletmiyor, her istediğine razı oluyor diye Behlül onu küçümseye başlıyor, onu kolay görüyor. O istiyor ki Bihter nazlansın, peşinden koştursun. Bihter’in ona böylesine aşık olmasına şükredeceği yerde hep fazlasını istiyor. Alem hayatını özlüyor, tek bir kadına bağlanamadığını kabul etmek yerine Bihter’i suçluyor. Halit Ziya’nın “Henüz aşk bıkkınlığının başladığı apaçık anlaşılacak kadar hisler açıklık kazanmamışken, sevilen kadına yüklenecek kusurlar bulunur, onu aşkın baharında süsleyen bütün hülya çiçekleri artık solgun görünür, bir vakitler sevmek için icat olunan sebepler yavaş yavaş sevmemek için birer sebep kuvvetini alır.” (syf 251) sözleri de durumun tam olarak özeti. Ayrıca ilişkilerinin başında Behlül “Bize kim engel olacak?” zırvalarıyla Bihter’i ikna etmeye çalışırken aklımda sürekli dizideki “O senin yengen, yengen” sahnesi canlandığı için gülmemi durduramadım.
Ben okurken Bihter’i