Okuduğum en vasat fantastik seriydi. Kitapla ilgili yorumlara baktığımda herkes Des'i çok sevmişse de ben kendisine bir türlü tam olarak ısınamadım. Cally ve Des'in hiç bir duygusunu tam olarak hissedemedim. Tasvirlere dayanarak mekanları kafamda oturtamayıp kendi hayal gücümü kullandım... Hadi Des neyse de Cally üç kitap boyunca deli etti beni. Gereksiz bir güvenle saçma sapan şeyler yaptı durdu. Kızım bir dur! Bir gitme sağa sola, kendi başına iş yapma belli ki ölüme yakın bir deneyim yaşayıp etrafındakilerin ölmesine sebep olacaksın. Son kitapta ise iyice deli etti beni. Hiç bir planı olmadan elini kolunu sallaya sallaya gitti ya ruhhırsızının yanına... Onu bıçaklayacakmıymış neymiş!!! Sanki daha önce denemedi de adamın ölmediğini anlamadı... Yine de üç kitabı da okudum ancak cidden zorladım kendimi ve sırf okumak için okudum. Bana geçen bir aşk desen yok, tasvirlerle güzel bir mekan yok, güçlü aklı başında karakterler yok. Yine de Des daha iyiydi tabi Cally'den ya neyse...