Başlarda çok yavaş ilerliyordu ve artık nereye bağlayacak 500 sayfada diye düşünerek devam ettim fakat bir yerden sonra baya açıldı ve soluksuz okudum sonlarını gerçekten. Bazı boşluklar vardı gerçekten özellikle kitabın son 3 sayfasında çıkan gözden kaçan kanıt. Şaka mı bu dedim bir an!? Davis Sam'i öğrendikten sonra yıllıkları inceleyeceğine neden ifadelere bakmadı mesela ki bu bile çok geç. Taa en başında aile soyu araştıracağına bu ifadeleri okusaydı Justin'i yaratmazdı ve bir aile trajedisine neden olmazdı belki de. Zaten bu klonlama kararını vermeden önce nasıl kontrol etmedi kanıtı o da ayrı bir soru işareti. Bu kadar emin olması komikti. Polislerin tecavüz olmadığını söylemesi veya unutması da ayrı bir olaydı zaten.
Mike'ın 87 insanı öldürüp asla yakalanamaması, hatta bir profilinin bile oluşturulamaması klonlama yapılan bir teknolojide hiç mi güvenlik kameranız yok koca ülkede dememe neden oldu ve aşırı saçmaydı. Sonunda öğrendiğimize göre de öyle gizli saklı biri de değilmiş iki koca gruptaki bütün yoldaşlar hikayelerini biliyor, internetten-bloglardan okuyorlar falan ama polis teşkilatı, gazeteler bir haber olaylardan!!!?
Sam Coyne olayı da tam ortaya çıkmadı, biraz geçiştirildi. Hasır adam miydi gerçekten ki benim anladığım kadarıyla değildi. Ben şahsen bu ihtimali Sally'nin evine gittiği andan itibaren eledim. Sadece sex bağımlısı bir manyaktı. Bütün suçun ona kalması ve bizim o andan sonra olayları hiç onun ac
Yani sonunda biraz hüzünlendim açıkçası. Mike'ın yaptıklarının tamamen yanına kâr kalması, Sam'in boş yere tutuklanması, Justin'in ölümü, Joan'ın olayın aslını öğrenip saklaması, Davis'in rahatlaması...