Bana her dakikanın değerini duyurmak mı istiyordu? Arabasını birdenbire kırın ortasında durduruverir, boş bir çek imzalar, koşup bir telefon kulübesindeki rehberin sayfaları arasına sokuverirdi. Sonra gülümseyerek gelir, sevinçle, "Biri bu çeki bulacak olursa, battık! Bugün, sekiz gün sonra, ya da beş yıl sonra... Öyleyse, şimdi, yaşayalım!" diyerek arabayı yeniden çalıştırırdı.
Başkaları bu dünyada ortama uyabilmek için benliklerinin bir parçasından vazgeçerken, çelişkilerle dolup taşan yaratılışının bir gramından el çekme düşüncesi bile onu korkudan çılgına döndürürdü.
Ona göre, yaşıyor olmak hiçbir zaman önlemlerle hız kesmeden kendini tümüyle kapıp koyvermekle, kendi gerçeğini haykırmakla eşanlamlıydı; hiçbir zaman dünya isteklerinden korumadı kendini.