Başlanan işin yarım kalması, tutarsızlık ve beklenmedik olaylar, günlük hayatlarımızın sıradan vaziyetlerindendir. Dahası, zihinleri ardı arkası kesilmeyen uyaranlardan ve ani değişimlerden başka bir şeyle beslenmeyen çoğu kişi için bunlar gerçek bir gereksinim haline gelmiştir. Kalıcı olan şeylere tahammül edemez olduk. Can sıkıntısından nasıl meyve alacağımızı bilmiyoruz artık.
Paul Valéry
Martin Heidegger'in bize hatırlattığı gibi hepimiz, bütün insanlık, ölmek üzere yaşıyoruz- ve ne kadar uğraşırsak uğraşalım, bu bilgiyi aklımızdan silemiyoruz.
Pek çok ideal ve değer gibi özgürlük de süresiz olarak in statu nascendi, yani hep başlangıç durumundadır; hiçbir zaman ulaşılamaz, fakat (daha doğrusu tam da bu nedenle) sürekli olarak ulaşılmaya çalışılır, uğruna mücadele edilir ve bunun sonucunda, adına tarih dediğimiz sonu gelmeyecek deneme yanılma sürecindeki muazzam itici güç haline gelir.
Karbondioksit kirlenmesini azaltmak için kömür santrallerini kapatıp yerlerine nükleer santral kurmaya çalışıyor, böylece Çernobil ve Fukuşima'nın lanetli ruhlarını başımıza kendimiz musallat ediyoruz...