Güzellik her zaman her çağda ulaşılması hedeflenen yücelik oldu.
Tıp, biyolojiyi kader olmaktan çıkardı. İstediğiniz burun, kulak, gözler vs. değiştiriliyor.
Çünkü insanoğluna görüntüyü ana sorun haline getirdiler. Yüz yılda beden eğitiminden, beden estetiğine savruldu insanoğlu. "Fi" (Altın Oran) insan güzelliğinin ideal ölçüsü yapıldı. Kusursuz oranlara sahip olmak için "ölçüm" gerekiyor.
Rockefeller başardı: Varoluşun merkezi vücut oldu.
Özellikle gençler vücut geliştirmek için çareyi spordan ziyade ilaçta buluyor. Sanıyor ki, hormon geliştirici ilaç alırsa göbeğinde "baklavalar" çıkacak!
Takviye edici gıda pazarı Türkiye'de 2016 yılında toplamda 735 milyon lira büyüklüğüne ulaşırken, bu pazarın 2021 yılında 950 milyon liraya ulaşacağı tahmin ediliyor. Dünya piyasa büyüklüğü ise 90 milyar dolar!
12,5 milyon MR...
15 milyon BT (bilgisayarlı tomografi)...
28 milyon ultrason oldu!
Bu kez dünya birinciliği hepsinden gerçekleşti...
Rekoru kimseye bırakmamak için sürekli kampanyalar düzenleniyor; "erken tanı şart".
Szasz'in şu tanımlaması harikadır:"Tanrı ile konuşursanız, dua ediyorsunuz; Tanrı sizinle konuşursa şizofreniniz var! Ölüler sizinle konuşursa, bir ruhsalcısınız; ölülerle siz konuşursanız şizofrensiniz!"
Sayfa 381 - Macar kökenli Amerikalı psikiyatr-psikanalist
İnsanın acıyla ilgili bilgisinin, salt "endüstriyel tıbbi" otorite ve ilaç tekellerinin himayesinde olması sayısız tehlikeli sonuçlara sebep oluyor... Bağımlılık bunlardan biri, uyuşturucu gibi, 1500'lerin başında Portekiz tüccarları gelmeden önce Çinliler kuşkusuz afyonu biliyor ve ağrı kesici olarak kullanıyordu. Uyuşturucu olarak kullunımına, "uygar insan" İngilizlerin milli şirketi The British East India Company'nin tütünle afyonu karıştırmasıyla başlayıp bağımlı oldular. Bunun bugünün ilaçlarından farkı var mı?