Çünkü hayat, insanın en bencil yanını bazen çok derinlerden çıkarıyor. Daha iyi yaşamak istiyoruz, daha özgür, daha kaliteli. Ve bu istek, içimizdeki göç dürtüsünü besliyor.
Eğitimsiz bir halkın çalışmak için çıktığı o yolculuklar artık eğitimli bir neslin geleceğini kurtarma çabası oldu. O zamanki göç iş gücüydü, şimdiki göç ise beyin...
Yemin ederim, deli cesareti! Ne internet, ne cep telefonu, hatta ne ev telefonu… Sadece yürekle çıkılmış bir yolculuk. Bilinmezliğin karanlık tünellerinde, hiçbir harita rehber olmadan ilerlemek gibi. Dilini bilmediğin topraklarda, derdini anlatamadığın sokaklarda, susuz kalmış bir yolcu gibi...