‘Kim bilir şimdi Ren Nehri kıyısındaki bağ evlerinde, yeni hasat edilmiş üzümlerden yapılmış şaraplar tadılırken, elma şarabının tarçın ve karanfil ile birleşmiş sıcaklığı ile insanlar nasıl şen kahkahalar atıyordur?’ diye merak ediyorum içten içe.
İnsanın en büyük mucizesi olan öğrenme, öğretmenlerin ellerinde bir sanat olur. Kalem ve defterle başlar sevgi ile yoğurur... Çünkü sevgi olmadan öğrenmek, yalnızca boş bir ezberden ibaret korkuluğa benzer. Bir öğretmen, yalnızca bilgiyi değil, bilgeliği de aşılar. Bir dersin içinde yaşamın anlamını, bir kelimenin içinde bir ömrün izini saklar.
Öğretmenlik, insanlığın en eski ve en onurlu mesleklerinden biridir. Gökyüzündeki yıldızlar gibi onların varlığı çoğu zaman fark edilmez; ancak karanlık basınca yönümüzü bulmamıza yardım eden birer pusuladır onlar.