"Katar katar kirpiklerin" vardı, gözlerinin ışıltısı gün ışığı gibi süzülürdü aralarından,
Saçlarında uzak yazların kokusu ve tozlu incirlerin içindeki uğultu.
Tozlu kokusu yağmurun kırları sardığında.
Aşk mı bu, bir sıla duygusu mu, yüreğimi özlemle acıtan....
"Trenleri, sonbaharı, radyo istasyonlarını, yolculukları seven bir insan" yüzünü dağlara dönmek istedi, ama dağlar yoktu. Birden, çok uzun zamandır bir deniz kıyısında durmadığını, denizin kıyıya çarparken çıkardığı sesi işitmediğini düşündü, ve hatta bunları unutmaya başladığını artık...
Ölüm de böyle bir şey olmalı diye düşündü; gitgide yoğunlaşan bir unutkanlık.
"Kendi olmadan sürüp giden hayatı gördü" bir odada, perdeleri sımsıkı kapalı. Müzikle dopdoluydu kalbi, dolaplar dopdoluydu, ağladı geçmişe. Ağlıyordu. hicbir zaman var olmadığinı düşündü. Rüzgårgülü dönüyordu. Kapandi demir kapı ağır bir iniltiyle.