10/10
·508 syf.··
2026 117. kitabı
"Ancak bazen güç, görünenin çok ötesinde bir yerde saklıdır." Hayalleri olan bir genç kızdı Güneş. Okulunu bitirecek, iyi bir gazeteci olacaktı. Ancak hesaba katmadığı bir şey vardı: Asıl kimliği. Başından beri Akay ailesinin hedefindeydi Güneş. Meşhur Akay ailesi. Toplumun zirvesinde, harika ve olağanüstü şekilde güçlü görünen ama duvarların ardında şeytanî bir güce sahip olan ve insanların iradelerini ele geçirerek onları köleleştiren zalim Akay ailesi. Araştırmaya, gazeteciliğe epey bir meraklı olan Güneş başından beri kurbandı aslında. Zamanını bekleyen bir kurban. Ve onun zihnini ele geçirecek olan Çağın'dan başkası değildi. Güneş bir av, Çağın ise bir avcıydı. Fakat o da ne? Aralarında oluşan çekim ikisini de ava çeviriyordu. Sadece Güneş değil, Çağın da kaybolacaktı bu girdapta. Akay ailesi ise kimseye acımazdı, kendilerinden dahi olsa bile. Alp'e acımadıkları gibi. O belki de en masumlarıydı. Ama onlar için gözden çıkarılmış bir zavallıydı ve kimsesiz gibi yok sayılıyordu. Tek isteği ise bu zulme bir son vermek. Bir yanda zalim bir aile, diğer yanda masumlar, başından beri proje olan insanlar, köleleşmiş bir toplum... Asıl güç neydi sahiden? Sistemin kölesi olup sakince yaşayıp gitmek mi yoksa iradeni yönlendirmek mi? Bir zalim ve kalbi olan bir insan tabii ki de aynı pencereden bakamazdı. Kitabı okuyarak onların pencerelerinden bakabilirsiniz özgürce. Güneş... Hayalleri olan bir genç kız. Her şeyin farkına vardığında dengesi şaşacaktı. İradeye sahip çıkmak önemli tabii. Çağın... Başta hiç güvenmedim, sonra çok sevdim. Çisem... Yaşadıkları o kadar ağır ki ister istemez empati kuruyorum. Ve Alp. Minnoş kalplim. Keşke kitaptan çekip sıkıca sarılabilsem ona. En çok onu sevdim. Kitap yetişkin okurlar için! Bu uyarıyı da yapalım. Aşırı güzeldi okuması.
SeçkinlerCan Gözek · Kaktüs Sanat Yayınevi · 20265 okunma
Puan vermedi·256 syf.··
2026 25. kitabı
En az birinci kitabı kadar güzeldi! Kitap ölümler üzerine kurulsa da o kadar sakinleştirici ve güven verici bir havası vardı ki. Çizimlerini 1. kitabın incelemesinde yeterince övdüğümü düşünüyorum ama gene de söyleyeyim. Renk seçimlerine ve çizimlere tek kelimeylle ba-yıl-dım! İkinci kitap birinci kitaba göre daha hızlı bitti gibi hissettim. Gene karakterlere çok bağlandım. Serinin son kitabı olması üzdü beni. (Son kitabı olduğundan emin değilim gerçi) Ve burada ki okur sayısının bu kadar olmasına da çok çok şaşırdım.
Arafta Pasta Servisi - Cilt 2Sanho · Yuzu Kitap · 202522 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Ba-yıl-dım
Puan vermedi·648 syf.··
2026 23. kitabı
Serais (osho) ve king fisher zilvarendr su için hırsızlık yapan yakalanan minik osho aşklarına savaşlarına bayıldım fantastik kitap bende seçmedim sarah j maas İn kitapları kadar zevk aldım bayıldım hatta lütfen türü seviyorsanız sanş verin
QuicksilverCallie Hart · İndigo Kitap · 2025329 okunma
10/10
·336 syf.··
Beğendi
·
2026 18. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 00:00
ba yil dim!!! katherine center ennnn sevdigim yazarlardan biri artik cunku okudugum iki kitabina da 10/10 verdim cunku bayildim!!! The Bodyguard kitabinda da bu kitapta da kadin bas karakter kadar icten yazilmis ki kendinden bi seyler bulmamak imkansiz, Sadie’nin kendi ayaklari ustunde durma inadinin Joe’ya karsi yavas yavas kirilmasi ve en sonunda yardim istemenin aslinda o kadar kotu bi sey olmadigini fark etmesi, girl you are so me yani ben ne zaman Joe’mu bulucam?? Joe zaten dunyanin en green flag karakteri falan ona asik oldum galiba, ama okudugum iki katherine center kitabinda da kadin bas karakteri daha cok sevdim, bunun da katherine ablamizin anlatiminin guzelliginden kaynaklandigini dusunuyorum, ayrica yazarin en sona yazdigi not romcom en sevdigi tur olan biri olarak o kadar hosuma gitti ki, neden romcom seviyorum sorusunun cevabini en guzel boyle anlatabilirdi yani, uzun lafin kisasi seni seviyorum katherine center
Hello StrangerKatherine Center · St. Martins Press · 2023273 okunma
10/10
·688 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
"DONNA BELLA... Yine ve yeniden ba-yıl-dım! Farklı tarzıyla beni daha ilk sayfalardan yakalayan, atmosferiyle ise son sayfasına kadar bırakmayan bir kurgu olmuş. Yazarımızın kalemine ve hayal gücüne sağlık. İtalya kıyılarında, denizin tam ortasında yükselen ada hapishanesinin kasveti kitabın her sayfasına işlemişti. Güç savaşlarının, sadakat sorgulamalarının ve karanlık geçmişlerin havada dolaştığı; herkesin bir şekilde "sabıkalı" olduğu o dünya beni inanılmaz içine çekti. Sürekli ters köşelerle karşılaştığım, kime güveneceğimi bilemediğim, heyecanını hiç kaybetmeyen bir hikâyeydi. Tek oturuşta okuyup bitirdim resmen. Bitmesini hiç istemedim ama maalesef son sayfaya da ulaştım. Franco'nun Dani'ye zamanla tav olmasına ayrıca bayıldım. Aralarındaki dinamik çok keyifliydi. Yazarın romantizmi hissettirme biçimini gerçekten çok seviyorum. Bazen o bebek yüze kızsam da merhametli kalbi yüzünden kendimi onu yine affederken buldum. Yine ters köşelerle dolu, şaşırtmayı başaran ve atmosferiyle akılda kalan bir hikâyeydi. Karakterleriyle, gerilimiyle ve romantizmiyle beni tamamen içine çekti. Gerçekten çok sevdim. Şimdiden okuyacak herkese keyifli okumalar dilerim.
SabıkalıSage Taylors · Ru Yayınları · 202517 okunma
1/10
·160 syf.··
2026 25. kitabı
·
29 günde okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2026 17:37
Bitti. Yemin ederim sonunda bitti ve nefes verdim. Ba-yıl-dım. Ama gerçek anlamda. Okurken üzerimden geçen baygınlığı anlatamam. Başlarda bunun o bütün insanların "aşk" dediği duyguya hiç kapılmamam olduğunu sandım. Hatta incelemeye yazacağım cümle bile kafamda netti; Eğer hiç aşık olduğunuzu düşünmüyorsanız kitabı aldığınız yere geri bırakın, vakit kaybı olarak göreceksiniz. Biraz ilerledim ve sonra bunun aşkla falan alakalı olmadığını fark ettim. Adam bu kitabı kaç yaşında yazmış bilmiyorum, ama hatıladığım kadarıyla -baktım geldim 2017'ymiş- bu da adamın kitabı 22 yaşında yazdığı anlamına gelir. İçerisinde inanılmaz fazla çelişkili düşünceler vardı ve benim en başından itibaren ısınamamama sebep olan şey de buydu. Adam bu çelişkili düşünceleri o kadar benimsemiş ki okurken göze çarpmıyor bile. Bir yerde seviyorum hala diyor, ötekinde yok, hayır, vazgeçtim ben senden diyor. Açıkçası öyle çok konuşmayı da istemiyorum hakkında. Çünkü gördüğüm kadarıyla oldukça popüler olmuş bir kitap, kesin ters çıkanlar olacaktır. Konusundan bahsedilecek olursa, yazarımız 17 yaşındayken bir kızı sevmiş. Kıza körkütük aşık olmuş, ama kız yazarımızı sevmemiş. Başka birini seviyormuş. Bu yüzden adamın sevgisine karşılık vermemiş. Zaten bu hikaye de bir elli sayfa kadar ancak anlatılıyor, kalanında tamamen yazar kendi düşüncelerine yer vermiş. Kısaca kitabın teması, "Seni en iyi ben severdim, sen beni hiç ettin, şimdi pişmanlığından kurtulama, bir daha benim gibisini bulamazsın." paragrafı üzerinden işleniyor. Dolayısıyla kitap, karşı taraf yerilerek anlatıldığı için aşk acısı çektiğine inanan kalabalık bir kesim tarafından oldukça tutulmuş. Kitabı ilk önce bundan 3 yıl önce okumuştum. Bütün kuzenlerim öneriyordu, güzel sandım. Daha yirmili sayfaları bitirmeden kitabı geri
Düşünce
Sen On Yedi YaşımsınMiraç Çağrı Aktaş · Olimpos Yayınları · 201711,5bin okunma