havvabade

Sinir sistemi tepkilerimizi otomatik olsa da vagal tonunuzu iyileştirmenin, travma koşulu stres tepkilerini yönetmenin ve sosyal hareket modunun daha açık, sevgi dolu, güvenli ritmine dönmenin yolları vardır. Bu o kadar verimli bir araştırma alanıdır ki bir çok araştırmacı epilepsiden depresyona, obeziteden kalp ve ciğer yetmezliklerinden sonra çabuk iyileşmeye kadar inanılmaz sayıda hastalığı iyi etmek için vagal ton uyarıcıları (özellikle elektrik vuruşlarını doğrudan vagal sinire aktaran implantlar) ve kullanımları üzerinde çalışmaktadır. Buna müdahale olmaksızın yapmanın yolu, otonom sistemimizin nefesimiz ve sesimiz gibi kontrolümüz dahilindeki parçalarını harekete geçirmektir.
Sayfa 118·Kitabı okudu
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Aşırı tepkinin, öfke sarmallarının, kopuk ilişkilerin veya korkunun norm olduğu evlerde yaşamışsanız iç kaynaklarınız muhtemelen stres yönetimine (aslında hayatta kalmaya) ayrılmıştı ve güvenli sosyal etkileşim moduna dönmekte özgür değildi. Öğrendiğimiz gibi çocuklar bağımlı varlıklar. Ebeveyn figürü kaotik, stresli bir ortam sünüyorsa çocuk bu durumu içselleştirir ve geneller.
Sayfa 106·Kitabı okudu
Bazı insanların yanında kendimizi daha iyi ve sakin hisseder çünkü sinir sistemimiz onlarınkine karşılık verir. Bağlanma hormonu oksitosin akış geçer, duygusal açıdan ve romantik ilişkilerde fiziksel olarak bağlanmamızı sağlar. Güvenlik ise ortak bir konfor alanı yaratır. Bu, karşılıklı bir bağlantı değiş tokuşudur.
Sayfa 106·Kitabı okudu
Bizler insanlar arası ilişkileri olan varlıklarız. Yaşamak için bağ kurmaya ihtiyaç duyarız. Ancak, çözülmemiş travma yüzünden düzensizleşen sinir sistemi bizi tatminden uzak, duygularımızdan kopuk, başkalarıyla bağ kurabilme becerisinden yoksun bırakıyor.
Sayfa 105·Kitabı okudu
Çoğumuzun bırakın duygularını düzenlemeyi, onları tanımaktan bile aciz ebeveynleri oldu. Yoğun duygular hissettikleri zaman ne yapacaklarını bilemediler. Bazısı bağırarak, kapıları çarparak, bir şeyler fırlatarak ya da öfkeyle patlayarak kendilerini bunaltan enerjiyi dışarıya boşalttı. Bazısı duygularını içeri yansıttı ve kendi içine kapanıp buz gibi donuklaştı ve tek kelime etmedi.
Sayfa 83·Kitabı okudu