Kuşkusuz ki doğuda devrim hareketlerinin nabzından anlayacak gene doğuludur. Fakat şunu da eklemeli ki, teşhis kadar tedavinin de
önemi inkar olunamaz.
Kitap harika hazırlanmış. Yazarın kendisi araştırmalarını yaparken çeşitli yerleri fotoğraflamış. Bu fotoğraflandırmalar sonucunda oldukça estetik bir hâl almış kitap. Kitapta Beyoğlu tarihinden, Yeşilçam'a, Galatasaray Lisesi'nden İngiliz Kız Lisesi'ne (şimdiki adıyla Beyoğlu A. Lisesi) kadar birçok bayrak denilebilecek yer incelenmiş. Tabii ki azınlıklar ve özellikle Alman, Fransız ve İngilizler üzerinde durulması da ayrı bir durum olmuş. Turkificated dediği Osmanlı mirasçısı azınlıklardan ve oranlarından da bahsedilmiş. Kemalist devrimin neleri değiştirdiği ve Cumhuriyet sonrası nasıl bir yer olduğu göz önüne alınmış Beyoğlu ve özellikle Taksim'in. Akıcı ve güzel bir kitap.
Hayattaki tek gailesi çalışıp, çabalamak değildir; kafi miktarda çalışır. Biz Amerika' dayken gün boyunca deliler gibi çalı şır, kuvvet toplamak için karnımızı bir biftekle doyurur, sonra tekrar tarlalara işe koşardık. Gece olduğunda, ertesi güne dinlenmiş başlayabilmek için yine deliler gibi yataklarımıza koşardık. Bu hengame içinde pazar günleri ile pazartesiler arasında hiç fark bulunmazdı. Lakin Türk, geleneklerini bozmadan, cuma günlerini ibadet günü olarak muhafaza etmeyi başarmıştır.