Aydın, yalnız kalabilen yaratıktır. Çoğalmayı
istiyor; yalnızlık, aydının sınanma sürecidir.
Yalnızlık, aydının içini geliştiriyor.
Aslında «yalnızlık» da demiyorum; kimsesizlikte yaşıyor. Çünkü kimsesizlikte aydın yalnız değil; hülyaları, inançları ve düşünceleriyle hesaplaşıyor.
Ancak hülyalı insan kimsesizliğe dayanabiliyor.
Türk aydınının kendinden ayrı düşünenlere polis demek hastalığı vardır; bu hastalığın tedavi edilmesi gerekiyor.
Aydın Üzerine Tezler'i bir de, Türk aydınının görebildiğim hastalıklarını tedavi etmek için yazıyorum.