Sirvat

Bu toprakların tanrısı kana susamış ve yırtıcıdır: akşam çöktüğünde uzak tepelere, bir okçunun devleşen karaltısını seçeceksiniz, yayını geren koca bir at adam biçiminde. Savaş düzlükleri göreceksiniz, çileli bozkırlar -İncildeki cennet bahçesi buraları anlatmaz- kartal yuvasıdır bu topraklar, bir parçasıdır gezegenin, Kabil'in gölgesinin gelip geçtiği yerlerdir bunlar.
Reklam
Unamuno ile Machado'ya göre insanın verdiği iki kavga var: İlkin, düşlerde tanrı insana dönüp uyarıyor, "Dikkat!"; sonra da insan ona dönüyor ve bağırıyor, "Uyan!': Bu çekişme bir bilinmezle bitiyor, bilmek kuşkulanmaktır. Daha sonraki aşamada Machado, içindeki öznel tanrı düşüncesine varıyor. Abel Martin'in ağzından anlattığı tanrı ise dünyayı yaratan tanrı olmaktan çıkar, hiçliği yaratandır artık. Özetle, din Unamuno için nasıl şiirsel bir duygudan öteye gitmiyorsa, Jimenez için de dinsellik nasıl şiirsel olana eklenen bir anlamsa, Machado'nun tanrısı da düşlerin, bulutsuların içinde rastlanan, endişelerden çıkagelen, varoluş kaygılarıyla özdeşleşen bir kavramdır.

Sirvat

, bir kitap okudu
Puan vermedi·92 syf.·
6 günde okudu
·
2025 43. kitabı
Antonio Machado
8.5/10 · 57 okunma
süsenli bir düş var onu çeken. Kaçıyor şehirden. Bir iğrenti medeniyetten! -üzgün bir can, kaba saba bir ruhtan-. Arınmış değildi kederiyle ne yazık ki incinmiş, kırılmış bu gezgin insan. Kefaretini ödüyor başkasına ait günahın: Akıllı, korkunç akıllı bir budalanın.
Umut etmeyi bil, -kıyıdaki bir gemi- uzaklaşırken, nedensiz endişelendirirse seni, yolunu gözle kabaran suların. Hep onun yolunu bekle, bil ki zafer onun; çünkü uzundur yaşam ve bir oyuncaktır sanat. Yok eğer kısaysa yaşam ve yetişemiyorsa senin yelkenlin ona yolunu gözle bıkmadan ve hep umut et, unutma uzundur sanat, ayrıca, çok da önemli değil.
Reklam