Gece, ince bir bıçak gibi kesiyor şehri ikiye.
Bir yarısı ışıkta kıvranıyor,
öteki yarısı karanlıkta doğuyor.
Ortada bir ağaç,
ne ölü ne diri,
gövdesi zamanın içinde donmuş bir çığlık.
Lambalar ona taç giydirmiş,
ama o taç dikenli;
her ışık bir yara açıyor göğsünde.
Suya bakıyor,
su ona bakıyor,
aralarında kırık bir ayna gibi duruyor sessizlik.
Yansıması titriyor,
sanki “ben buradayım” demekten korkuyor.
Dalga yok,
ama kıyı kanıyor.
Her damla,
bir daha geri dönmeyecek sözün gözyaşı.
Gece bana yaklaşıyor,
parmak uçları buz,
nefesi tuz.
“Korkma,” diyor,
“en derin yalnızlık bile
bir gün kök salar, bir gün çiçek açar.
#BahadırTekin