Bir insan bu hayatta kaçmak istediği ne varsa, kendini bir anda onun içinde buluyor. Beyza Alkoç sanırım böyle bir mesaj vermek istemiş.
Derin Mavi, babasından ötürü kullanmadığı ve sürekli kaçtığı Mavi ismini, tüm yaşananların ardından kullanmaya mecbur kaldı. Artık yaşadıkları nedeniyle Derin isminden de tiksindi, Mavi'yi kaçış yolu olarak gördü.
En yakınında olan Aziz Ata'nın bir plan dahilinde yanında olması, annesinin Neva ve Baran olayları... Hayatta güvenebileceği kimsenin kalmamasıyla Madrid'e sığındı. Hikayeyi sevdim, okurken derinliğin içinde kayboluyor insan. Tavsiye ederim.
Paris'te ülke yönetirken, kral tarafından bir köye sürülen madamın hayat hikayesini anlatıyor. Ülke yönetirken elinde olan imkânları köyde elde edemediği için kendisine küçük eğlenceler bulmuş ve kendini kandırma özelliğine burada devam ettirmiş.
Aslında bir kadının iç muhasebesi yapılmış; hangi şartlarda ne düşündüğü, ne hissettiği, nasıl davranışlarda bulunduğu anlatılmış.
Eski popülaritesinden eser kalmamış. Böylece hayatının bir amacı kalmadığını anlayınca da kendi canına kıymayı seçmiş.
Okunabilir.
Yazarımız Canan Tan'ın hemen hemen her kitabında Fethiye vurgusu yapıp Ölüdeniz ile Belcekız hikâyesini dile getirmesi bir Fethiyeli olarak ilgimi cezbetti. Bu nedenle kitaplarına öncelik veriyorum. İşlediği konular da sıkmıyor ayrıca. Hikâye akıcı bir şekilde devam ediyor. Başıbozuk sevdalara yüreğini kapatmış bir kızın gerçekçi bakış açısı ile sona eren kitabını kesinlikle tavsiye ediyorum.
Yazarın okuduğum ilk kitabıydı, diğer kitaplarını da okuma isteğim oluştu. Başarılı bir kurgu ile ters köşe yapmış. Açıkçası beklemediğim bir sondu. Yaşanan her şeyi, gelecekten gelen Eren'in mahareti zannederken meğer profesörün denek olarak kullanılmasının ürünüymüş. Dünya'nın öldürülmesi yalanmış; Güneş, Dünya ile evlenmiş ve yedi yıl sonra kocası tarafından öldürülmüş. Keşke profesörün zihninde kurguladığı bazı olaylar gerçek olsaymış:) Ayrıca yazarımız kitabında yer yer boğazımızı düğümlemeyi de başarmış. Profesörün, eşi Lahza'nın öldüğünü anladığı satırlar içime işledi. Kesinlikle kitabı okumanızı tavsiye ediyorum, akıcı bir dil kullanıldığı için konusu merak uyandırıyor. Sıkıcı değil.
Yazarımız kitabın hakkını vermiş. Hikaye sıkmıyor, aksine sürüklüyor. Sanki anlatılan olaylar yaşanırken biz de köşelerde karakterleri seyrediyormuşuz gibi hissediyoruz kendimizi.