Sevgili Kitap Dostlarım,
Bugün sizlere Irmak Zileli’nin “Şimdi Buradaydı” adlı eserinden bahsetmek istiyorum. Zileli’nin kalemi, okuru sıradan bir olay örgüsünden çok daha derin bir sorgulamanın içine çekiyor: zaman, hafıza ve varoluşun kaygan zemini.
Eserin belki de en çarpıcı tarafı, bize sürekli kaybolan ve yeniden beliren şeyleri düşündürmesi. Zileli’nin şu satırları uzun süre zihnimde yankılandı:
“Bir an vardı, gözlerimin önündeydi. Sonra yok oldu. Ama ben onun hâlâ burada olduğunu hissettim.”
Bu cümle, kitabın ruhunu özetler nitelikte. Çünkü “Şimdi Buradaydı”, aslında var olanla yok olan arasındaki belirsizliğe dair bir yolculuk. İnsan, geçmişin gölgeleriyle şimdinin gerçekliği arasında kalakalıyor.
Sevgili dostlarım, bu kitapta yalnızca bireysel hafızamız değil, toplumsal hafızamız da sorgulanıyor. Yazar, “Hatırlamak bazen görmekten daha keskindir,” derken aslında hepimizin belleğinde yer eden kayıplara, boşluklara ve görmezden geldiklerimize ayna tutuyor.
Beni en çok etkileyen bölümlerden birinde şöyle diyor:
“Kaybolan, aslında hiçbir zaman bütünüyle kaybolmaz. Bir iz bırakır, o iz de yaşamaya devam eder.”
Bu satırlar, bana hem geçmişte kaybettiklerimizi hem de elimizde tuttuğumuz şeylerin kırılganlığını düşündürdü. Belki de asıl mesele, “şimdi” dediğimiz o ince çizgiyi fark edebilmek…
Sonuç olarak “Şimdi Buradaydı”, yalnızca bir roman değil; hafızanın labirentlerinde yolumuzu ararken bize pusula tutan bir metin. Okudukça kendi hayatımızdan parçaları buluyor, “benim de başıma gelmişti” diye fısıldıyoruz.
Kalemin gücüyle bizi hem içsel hem de toplumsal bir yüzleşmeye çağıran bu eseri, özellikle “anı”nın kıymetini yeniden hatırlamak isteyen herkese tavsiye ederim.
Sevgiyle kalın,
Miroslava AngelovaChuckyninGeliniSemra YAPALTuğba Saydam
Şimdi BuradaydıIrmak Zileli · Everest Yayınları · 20251,344 okunma
Sevgili Kitap Dostlarım,
Bugün sizlere Irmak Zileli’nin “Şimdi Buradaydı” adlı eserinden bahsetmek istiyorum. Zileli’nin kalemi, okuru sıradan bir olay örgüsünden çok daha derin bir sorgulamanın içine çekiyor: zaman, hafıza ve varoluşun kaygan zemini.
Eserin belki de en çarpıcı tarafı, bize sürekli kaybolan ve yeniden beliren şeyleri düşündürmesi. Zileli’nin şu satırları uzun süre zihnimde yankılandı:
“Bir an vardı, gözlerimin önündeydi. Sonra yok oldu. Ama ben onun hâlâ burada olduğunu hissettim.”
Bu cümle, kitabın ruhunu özetler nitelikte. Çünkü “Şimdi Buradaydı”, aslında var olanla yok olan arasındaki belirsizliğe dair bir yolculuk. İnsan, geçmişin gölgeleriyle şimdinin gerçekliği arasında kalakalıyor.
Sevgili dostlarım, bu kitapta yalnızca bireysel hafızamız değil, toplumsal hafızamız da sorgulanıyor. Yazar, “Hatırlamak bazen görmekten daha keskindir,” derken aslında hepimizin belleğinde yer eden kayıplara, boşluklara ve görmezden geldiklerimize ayna tutuyor.
Beni en çok etkileyen bölümlerden birinde şöyle diyor:
“Kaybolan, aslında hiçbir zaman bütünüyle kaybolmaz. Bir iz bırakır, o iz de yaşamaya devam eder.”
Bu satırlar, bana hem geçmişte kaybettiklerimizi hem de elimizde tuttuğumuz şeylerin kırılganlığını düşündürdü. Belki de asıl mesele, “şimdi” dediğimiz o ince çizgiyi fark edebilmek…
Sonuç olarak “Şimdi Buradaydı”, yalnızca bir roman değil; hafızanın labirentlerinde yolumuzu ararken bize pusula tutan bir metin. Okudukça kendi hayatımızdan parçaları buluyor, “benim de başıma gelmişti” diye fısıldıyoruz.
Kalemin gücüyle bizi hem içsel hem de toplumsal bir yüzleşmeye çağıran bu eseri, özellikle “anı”nın kıymetini yeniden hatırlamak isteyen herkese tavsiye ederim.
Sevgiyle kalın,
Miroslava AngelovaChuckyninGeliniSemra YAPALTuğba Saydam
Şimdi BuradaydıIrmak Zileli · Everest Yayınları · 20251,344 okunma