Bu anıyı ilk kez hatırladım dedi, daha önce aklıma gelmiş bir şey değil ama duygusu çok eski.
Nedir o duygu?
İhmal edilmişlik, dedi. Tam anlatamıyorum. Bir babam olduğunu o beni ihmal edince fark etmiş gibiyim.
Bu annemin yası deyip çıktı işin içinden. Hiç bırakılmayan bir yas dedim. Oysa yasın bir süresi vardır. Veda etmek için yas tutarız. Kaya’nın annesi yasın içinde sıkışıp kalmış. Kaya’ya tutabileceği bir yas bırakmamış, yaşanan bütün acıyı kendine ayırmış.
Annem bütün hayatı boyunca babamı bekledi, dedi. Ona düşense bu bekleyişte annesini yalnız bırakmamak olmuş. Bunun kendisinin de kaybı olduğu üzerine hiç düşünmemiş, annesi o kadar kaplamış ki alanı, Kaya’ya yer kalmamış dedim.
Anneniz babanızın yasını tutmayarak, onun hakkında konuşmayarak sizin yas tutmanıza da izin vermemiş. Kaya’nın annesi ise o kadar çok ve o kadar uzun yas tutmuş ki, Kaya’nın kendi yasına yer kalmamış.