“İncitirlerse seni, sen izin verdiğin içindir. Yaralıysa kalbin vebir türlü iyileşemiyorsa, kanıyorsa, pansumanı başkası yapsın diye beklediğindendir.”
Kafa boşaltan, rahatlatan İngiliz yazarlarda favorim Sophie Kinsella olsa da “İşsiz” yeni çıkanlar arasında gözüme çarparak aldığım bir kitaptı.
Bazı dönemler vardır bilirsiniz; kafayı toplayamadığımız, okuduğumuzu anlayamadığımız...
Şu an “karantina” tam da öyle bir dönem benim için.
O yüzden belki de “İşsiz” balkonda oturup, bir yanda da etrafa bakarken okunabilecek, kaçırsam da yakalamamın zor olmadığı bir kitap oldu.
Hayattaki amacını bulmak için işinden istifa eden Claire’in kendini bulma macerası.
Arka kapağında da dediği gibi, biraz Bridget Jones, biraz Sex and the City tadında.
Muhteşem Gülüzar'ın 9 yaşından 18 yaşında kadar olan günlükleri.
Ne güzel tespitler...
İnsanın içini ısıtan bir kitap.
Çocukluğunuz 80ler, ergenliğiniz 90larda geçmişse daha da tanıdık gelecek anılar.
Gülüzar'ın maddi durumu pek de iyi olmayan geniş ailesi ile Bursa'daki hayatı, heyecanları, istekleri, düşünceleri.
Kesinlikle okunmalı.