Agatha Christie'nin yazdığı son Tommy ve Tuppence romanıdır. Tommy ve Tuppence, gizli ajan görevlerinde bulunan karı kocadır. Gizli Düşman, N veya M, Pembe Evdeki Ölü ve Kader Kapısı romanlarında baş karakterler olarak bu ikili vardır ve en önemli özellikleri de geçen zamanla beraber yaşlandıklarıdır. Diğer karakterler gibi sonsuz evrende sonsuza kadar oldukları yaşta sabit kalmamışlardır.
"Mary Jordan'ın ölümü normal değildi. Bu içimizden birinin işi, onun kim olduğunu bildiğimi sanıyorum.''
Oldukça güzel bir Tommy ve Tuppence Beresford romanı. Tommy ve Tuppence yeni bir köşk satın alırlar. Evin içerisindeki kitapları yerleştirmeye çalışırken Kara Ok kitaptaki bazı harflerin altının çizildiğini fark ederler. Mary Jordan adında birinin ölümünün normal olmadığı yazmaktadır. Bunu yazan çocuk Alexander da ölmüştür. Araştırmaya başladıklarında Mary'nin ajan olduğunu öğrenirler. Alman casusu zannederler ancak İngiliz ajanıdır. Bu arada Mary hakkında bilgi veren bahçıvan öldürülür ve Tuppence'e ateş edilir.
Yazar bu kitabı da katil ve cinayet unsurlarinin yanında hayvan sevgisi ve aile bağlarının önemine de yer vermiş. Ama öyle çok aksiyon içeren bir eser değil.Kararı size bırakıyorum ama seriye başlarsanız bunu da okuyun derim.
Kader KapısıAgatha Christie · Altın Kitaplar · 2017886 okunma
Hislerini o kadar güzel yansıtmış ki tadını bilmediğim ve hiç bilmek istemediğim hislerin tadını aldırdı bu kitap bana.Babalar hep var olsun.Çünkü onlarsız bir dünya düşünemiyorum.Hele ki kız çocukları için yerleri çok ayrı.(Tabi her baba için değil yorumum.)
Bahçıvan ve ÖlümGeorgi Gospodinov · Metis Yayınları · 202514,3bin okunma
Popüler bir kitap olduğu için merak edip okudum gerçekten de farklı ve akıcıydı. Başkarakterimiz Millie hizmetçi olarak bir evde çalışmaya başlar sabıkalı olduğu için de bu işten vaz geçemez. Patronu Andrew'a da ilgi duymaya başlar. Olaylar da öyle gelişiyor yalnız kitap çok ters köşelerle doluydu. İlk başlarda kitap çok basit ilerliyordu ama sonlara doğru çok farklı şeyler oldu sırlar ortaya çıktı diyebilirim. Ben bahçıvan Enzo karakterini beğendim, yardımsever ve anlayışlıydı.
Spoiler olacak şimdi ama kitapta bir tane ruh hastası yokmuş 2 tane varmış meğerse. Millie de bildiğin sinir hastası son yaptığı şey bana çok fazla geldi 4 tane diş çok değil mi? Tamam o kişi de hak ediyordu ama bu kadarını değil sanki ya. Sonunu böyle beklemiyordum.
Babam bahçıvandı, şimdiyse bahçe…
Babasını kaybetmiş biri için sindirilmesi zor, kaçtığın duygularla yüzleştiren bir kitap.
Acının şekli değişse de süreçler hep aynıymış.
Kitap, roman olarak geçiyor. Ama bir romandan ziyade yazarın babasının vefatından sonra babasıyla ilgili neredeyse her şeyi anlattığı bir hatıra defteri gibi.
Hastalık evrelerini, doktor görüşmelerini, ilaçları yani babasını ölüme götüren o evleri detaylıca ve insanı hüzünlendiren bir dille ele alıyor. Ve bu süreci geçmiş anıları da harmanlayarak, babasıyla olan ilişkisini hatta babasının kendi babasıyla olan ilişkisini ve süreç içerisinde ne duruma geldiğini de aktarıyor bize.
Yazar yaşadığı önemli bir kaybın, dününü bugününü ve yarınını ele alıyor. Oldukça hüzünlü bir konuyu sade ve akıcı bir dille anlatıyor.
Bahçıvan ve ÖlümGeorgi Gospodinov · Metis Yayınları · 202514,3bin okunma
Babam bir bahçıvandı. Şimdi bir bahçe…
Bahçıvan ve Ölüm
Kitabı kapattığımda içimde kalan duygu ölüm korkusu değil, eksiklik hissiydi.
Bazı kitaplar bir hikâye anlatır; bazılarıysa insanın kendi içine tuttuğu aynaya dönüşür. Bu kitapta sık sık babasız büyümenin bıraktığı boşlukla karşılaştım. Sorulamayan sorular, paylaşılamayan anılar, birlikte yaşanamayan yıllar…
Yazarın anlattığı yas, yalnızca kaybedilen bir insanın ardından duyulan özlem değildi. Aynı zamanda yaşanamamış bir geleceğin, kurulamamış bir ilişkinin ve içimizde hep eksik kalan bir yerin hüznüydü.
“Ölüm sensiz olgunlaşan bir kiraz ağacıdır.”
Belki de bu yüzden bu cümle içime yerleşti. Hayat devam ediyor, mevsimler geçiyor, ağaçlar meyve veriyor… Ama bazı eksiklikler bizimle birlikte büyümeye devam ediyor.
Bu kitabı bir roman olarak değil, bir vedanın ve bir baba özleminin uzun mektubu gibi okudum.
Bahçıvan ve ÖlümGeorgi Gospodinov · Metis Yayınları · 202514,3bin okunma