Mehtap

Mehtap
uzaklarda bir yerlerde türküler söyleniyor
Milli güreş takımımız İtalyanları yenip döndüklerinde Atatürk onları Florya Köşkü'ne davet etmiş ve bu başanlarından dolayı te­ker teker kutlamıştır. Aralarında bulunan ağır sıklet Çoban Meh­met'e, "Sen herkesi kolayca yenebiliyorsun. Birlikte güreşsek beni de yener misin?" diye sorar Atatürk. O da büyük bir utangaçlıkla, "Sizi bütün cihan yenemedi, ben nasıl yenerim!" der. Atatürk bu karşılıktan çok hislenir ve kalkıp onu alnından öper. Güreşçiler köşkten ayrılırken hepsine içinde 50'şer lira olan birer zarf vermiş­tir. O zaman benim öğretmen maaşım 42 lira idi. Sözlerimi bitirmeden şu olayı da anlatmadan edemiyorum: Ata­türk Pehlivan Kurtdereli'ye 1000 lira değerinde çek veriyor. Kurt­dereli bankaya gidip çekin karşılığını aldıktan sonra çeki geri istiyor. Doğal olarak veremeyeceklerini söylüyorlar. Bunun üzerine o, "Atatürk'ün imzası bu paradan daha değerli" diyerek paraları geri verip çeki geri alıyor. Halbuki o para o zamanın üç milletvekili ay­lığı idi. O zamanki insanımızın gözünün tokluğu ve Atatürk'e sevgisi…
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Ne yazık ki, Atatürk çok erken öldü. Ülkesini tepeden tımağa kadar değiştirmesi, ulusunun kültürel ve ruhsal mirasını yeniden canlandırması ve kişiliğini verebilmesi için 15 yıl çok kısa idi. Buna rağmen O, bütün yeniliklere kapalı bir ülkeyi uygarlığa taşımış ve Türk ulusu kavramını ortaya koymuştur.
1935 yılında uluslara­rası bir bayanlar kongresi de düzenliyor hanımlarımız. 1913'te ilk Roma'da başlatılan bu kongreye kadınlarımız "ne konuşacağız" di­ye katılamıyorlar. Bu kez alınları, başları açık özgürce konuşabilen kadınlar olarak karşılamışlar gelenleri. İşin garip yanı bizde kadınlar bu özgürlüğü alırken faşist idareler tarafından İtalya'da, Alman­ ya'da kadınların dernek kurmaları yasaklanmış, Güney Amerika’da da kadınlar sıkı bir baskı altına alınmış. Bu yüzden kongreye katı­lan az olmuş. Bu kongrede İsviçreli bir kadın delege, "Siz bizden Vatandaşlık Kanunu'nu aldınız ve hemen seçimlere katılıp milletvekili oldunuz, halbuki biz henüz seçimlere bile katılamıyoruz" di­yor. Bir Mısırlı kadın da, Mısırlı kadınların 1923'ten itibaren peçe­lerini atarak şapka giydiklerini, erkeklerle beraber gezebildiklerini, tiyatrolarda kadınları ayırtan kafeslerin kaldırıldığını anlattıktan sonra, "Siz Mustafa Kemal'e Türk'ün babası diyorsunuz, biz ise onu bütün doğunun babası olarak kabul ediyoruz" demiş.
“Her başarılı erkeğin arkasında bir kadın vardır” denir. Ben de her başarılı kadının arkasında birer erkek vardır, diyorum. İlk erkek Mustafa Kemal Atatürk’tü. Eğer o bu yolu bize açmasaydı babalarımız, eşlerimiz, bize “kadının yeri evidir” deyip çalışmalarımızı desteklemeseydiler, iş arkadaşlarımız bizi, kadın diyerek kendileri gibi kabul etmeseydi, bizler ne eğitim alabilir ne de böyle başarılı olabilirdik. Onun için bize destek olan bu değerli erkeklerimize en candan teşekkürlerimi sunarken, kızlarını okutmak istemeyen babalara, kadını sarıp sarmalayıp eve kapayan kocalara, kadın elini sıkmaktan korkan zavallı erkeklere onlar örnek olmalıdır diyorum.

Mehtap

, bir kitap okudu
Puan vermedi·328 syf.·
2026 16. kitabı
Arthur Conan Doyle
8.5/10 · 2.134 okunma