Ünlü tarihçi Toynbee O'nun için, "Kemal Atatürk, Batı'da yüzyıllar içinde yapılan Rönesans'ı, reformları, 17. yüzyılın laik devrimini, Fransız Devrimi'ni, Sanayi Devrimi'ni hepsini birden kısa ömrü içinde gerçekleştiren çok büyük insan!" demiştir.
Milli güreş takımımız İtalyanları yenip döndüklerinde Atatürk onları Florya Köşkü'ne davet etmiş ve bu başanlarından dolayı teker teker kutlamıştır. Aralarında bulunan ağır sıklet Çoban Mehmet'e, "Sen herkesi kolayca yenebiliyorsun. Birlikte güreşsek beni de yener misin?" diye sorar Atatürk. O da büyük bir utangaçlıkla, "Sizi bütün cihan yenemedi, ben nasıl yenerim!" der. Atatürk bu karşılıktan çok hislenir ve kalkıp onu alnından öper. Güreşçiler köşkten ayrılırken hepsine içinde 50'şer lira olan birer zarf vermiştir. O zaman benim öğretmen maaşım 42 lira idi.
Sözlerimi bitirmeden şu olayı da anlatmadan edemiyorum: Atatürk Pehlivan Kurtdereli'ye 1000 lira değerinde çek veriyor. Kurtdereli bankaya gidip çekin karşılığını aldıktan sonra çeki geri istiyor. Doğal olarak veremeyeceklerini söylüyorlar. Bunun üzerine o, "Atatürk'ün imzası bu paradan daha değerli" diyerek paraları geri verip çeki geri alıyor. Halbuki o para o zamanın üç milletvekili aylığı idi. O zamanki insanımızın gözünün tokluğu ve Atatürk'e sevgisi…