siir
Koptu can özümden fırtına, savruldu küllerim göğe, Sitemim ne yâre kaldı, ne de şu bahtsız feleğe. Koca bir saltanattı aşk, çöktü saraylar birer birer; Gözlerinden uzağım ya, her nefes bir zehir oldu. ​Sükût kuşattı her yanı, feryâdım içimde saklı, Kimseler bilmez bu derdi, kim haklıydı kim haksızdı? Bir rüyaydı gelip geçen, geriye hicranı kaldı; Umut mumu söndü bitti, her taraf zifiri zindan oldu.
Ah benim gönlümün bahtsız bülbülü. Kokmayan güle figan yakılır mı?
Alıntı
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Tabip bîçare kalır sinedeki bu derin yâreye, Felek sırtını döndü, baksana şu bahtsız çâreye. Gülşen-i ömrüm döndü kışa, bülbül uğramaz gül_zare Sevdâmın enkazında kaldı gözlerin
Devesi çalınan bahtsız bedevi benim arkadaşlar
Gel buluşsun gözlerimiz, hatırlayalım beraberce Mehtabın altında filizlenen o bahtsız aşkı yine... Bakayım tekrar, aşkın çilesini konuşmadan anlatan o gözlerine Sejer Şeker Portakalı
Köşe
5. Beni yeraltı sularına karşı iyi savun Tırnağını taşa sürten yitik keçilere karşı Bu çeşmenin üç köşesinden hangisinden su içecek Senin bahtsız ve mesut Eyyub’un Atların en güzel biçimini sessizce kalbime indiriyor İçimde İstanbul çalkanırken bozbulanık çeşme Bir dans için can vermeğe hazır bekliyorum Sen orda gelirayak kuklalara insan gibi konuşmasını öğretme Su akıyor birikiyor kan lekeleri Kurtulsam diyorum bir eser buna engel Öyle büyüyor öyle çoğalıyorsun İstanbul kalmıyor Hangi köşesinde huzur o köşesinde sen Hangi köşesinde yeni çağlara uygun odalar Ben bölünmez bir şairsem Sen bölünmez bir anne Bir çeşme Sezai Karakoç
Şiir