"Sevgili Dost,
Bir bedenin organları gibi olduğumuz söylenmişti bize ve biz buna inanmıştık. Çünkü bu sözün sahibi Peygamberimizdi. Vücudumuzun bir parçasının geçirdiği rahatsızlık hani bütün vücudu ateşler içinde bırakacak, bütün vücut bu rahatsızlıktan elem duyacaktı? Kol kesilirken dudak gülüyor, ayak kesilirken kollar el çırpıyor, bir göz oyulurken diğer taraftan göz futbol maçı izliyor. Bir cinnet olmalı bu!"
Posta Kutusundaki Mızıka
"Yorulduk Üstadım.
Çalışıp koşturarak değil, öylece oturarak yorulduk, bir tutam şefkat aramaktan, zerrece vefa yoksulluğundan, insanları seyretmekten ve insanlığı gözlemekten yorulduk.
Çok severek haddimizi aşıyoruz üstadım.
Ya yanlış zaman insanlarıyız, ya da;
İnsanlık için yanlış bir zamandayız..."
Nuri Pakdil
Dünyanın en uzun hüznü yağıyor,
Yorgun ve yenilmiş insanlığımızın üstüne.
Kar yağıyor ve sen gidiyorsun,
Ağlar gibi yürüyerek gidiyorsun,
Belki bulmağa gidiyorsun kaybettiğimizi,
O insan ve tabiat çağını.
Dön bana ve dinle,
Kuşlar uçuşuyor içimde.
Loş bir keman solosu gibi,
Kuşların uçuştuğunu içimde,
Dön bana ve dinle.
Karanlık denizlerin dibinde,
Birtakım incilerin olduğunu,
Birtakım incilere ve hatıralara,
Neden bağlı olduğumuzu unutma.
Duy beni ve dinle,
Denizler boğuşuyor içimde.
Unutma diyorum ama sen anla,
Anlat bizim de yaşamak istediğimizi onlara...
Erdem Bayazıt