Bu sefer oyununa gelmem.Daha henüz bitmedi. Kuralları koymadan başlattığın o oyunu, gör bak nasıl kendi kurallarımla bozuyorum.
Hayata Dair
Hüzün kovan kuşu
"Dışım içimden gelir Yani gölgem kendimden Aşktır ölümden güzel olan Bak ve gör yaşam düşlerdedir." 🐦🌿🤍 youtu.be/5LxtB1A_t6s?si=...
Müzik
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
İstediğini yap;
Deli ol, üzgün, mutlu ol, aşık ol, kalbin kırıldı, tekrar aşık ol, arkadaşlarına güven, sonra hayatından kaybolduklarını gör, dans et, bağır, bağır, değiş, gül, öfkelen, sevinç gözyaşları dök, düş ve kalk, sonra hayat seni kır, insanlar seni kırıp parçaları birleştirip durumun kontrolünü elinde tuttuğunu göster, ve her şeyin yoluna gireceğini, kimsenin seni asla aşağılamayacağını... Deneyebileceğin her şeyi dene, hiçbir şeyden korkma... Özgür ol... Aptalca, üzgün ya da pişmanlıkla ölmenizi engeller... Afiyet olsun... Bak... Böylece sonunda kendine "Dünyanın en mutlu kişisiyim" diyebilirsin.
Seyrimden bir İstanbul tahlili
Yeni manzaraları görme hissi insanı gafletten uyandırıyor minvalinde bir yazı okumuştum. Bu yazı nedense bu yıl İstanbul’da manzaramdaki cansız varlıkların hayretini değil de baktığımda hayrete düştüğüm akıl sahibi insanların gafletine düşürdü.Belkide dikkatim buna celb etti. Şehir öyle bir hal almış ki, görmem gereken yerlere nazaran görmemem gereken manzaralar daha fazla zuhur etmiş. En kötüsüde bu duruma sanırım herkes alışmış ve yabancılık çeken ben sükutumda kimi zaman hüsnüzan kimi zaman buğz etmekten başka bişey yapamadım. Ne yapmamalıydım ya da ne yapmalıydım. Çünkü öyle bir çağa denk geldik ki insanlara nasihat vermek dahi yanlış anlaşılıp farklı tepkilere sebebiyet verebiliyor. Şu zamanda sanırım yaşadığın hayat davanı en iyi temsil edecek bir tebliğdir. Ben doğu illerinde büyüdüğüm için mi bana garip geldi yoksa dinin emirleri burda çok mu garip kalmıştı,anlayamadım. Sahipsiz bırakılan dinin garip insanı… Daha önce bir kaç defa daha gelmiştim nedense böyle hissetmemiştim belki mevsimsel bir manzara diye düşündüm. Ama hangi çağın mevsimi islamdan uzaktır ki… Ve hangi çağın güneşi islam emri ile doğmaz. Asra islamın idrakini okutamayan insanın tercih ettiği ve şehrin silüetine inen çıplaklık. Hadlere riayet edilmeyen bir hal. Kınayıcı bir tavır değil aslında yazmak istediğim belki dini bir vazife ifsat ediliyordu ama toplum ahlakıda iffetten yoksun ve ifşa edilir bir halde… Burda ailenin ve doğduğun şehirin ehemmiyetimi daha çok anladım. Ve her şehrin ve her insanın kendi şahsiyetine münhasır bir duaya ihtiyacı olduğu kanısına vardım ve buna çoğu zaman bizzat şahsın kendisi değilde dışardan bir gözlemci sanki daha iyi karar veriyor gibi hissettim… İstanbul kendi hakikatine ve değerlerine yabancılaşmanın zirvesinde olup, Kendimce bu şehre ona gönül gözüyle
Gör bak neler oldu yüreğime Tutmam elin olmuş ellerim kır pas Zehir ettin düzenimi heyhat
Göğe bak benimle hilâl ve yıldızı gör mutlu olalım
youtu.be/plKMWIsEsIk?si=... HiraiZerdüş Sarıl geçsin Yaralar Acıyor her bir yanım Hiç bu kadar yanmadım Üzgünüm darmadağın
Müzik