Hiç kimsenin ne dediğine, ne diyeceğine zerre kadar ehemmiyet vermedim ve hareketimi herkesin arzusuna uydurmaya lüzum görmedim. Bütün bunlar birer fazilet değil midir? Bahusus böyle bir memlekette, batıl akidelerin, riyanın, korkunun bu kadar şiddetle hüküm sürdüğü böyle karanlık bir memlekette...
Dünyada eş yüzler olduğu gibi, eş ruhlar da vardır. Bunlar diğer ruhların kalabalığı arasında mütemadiyen birbirini aralar, yaştan münezzeh oldukları için yılların açtığı mesafe buluşmalarına mani değildir.
Onun için zaman, bütün müesses şeyleri temellerinden sarsan inkılap rüzgârıydı; onun için zaman, kalplerdeki ihtilaç ve yüzlerdeki endişeydi; herkes arkasından mütemadiyen itildiğini hissediyor; fakat, ne iteni, ne de gittiği yeri biliyordu. Onun için zaman, mazinin bereketini, azametini, ismet ve nezahetini yapmış bütün unsurları birer birer çiğneyen gizli ve obur canavardı.