Muhammed Baki Çelik

Köy ve Şehir
Şehrin büyüklüğü arttıkça, dindarlık azalmaktadır', daha doğrusu, insanda yabancılaşma etkisi yaratan şehircilik unsurları yükseldikçe dindarlık seviyesi düşmektedir. Çünkü şehrin büyüklüğü arttıkça üstündeki gök daha az görünür olur, doğa ve çiçekler de azalır; duman, benzin ve teknik araçlar artar, şahsiyet azalır, gittikçe kitleye doğru indirgeniriz. Şehir ne kadar büyükse, suç oranı da o kadar büyüktür. Dindarlık şehrin büyüklüğü ile ters orantılı, suç doğru orantılı bir yol izler. Bu iki fenomenin sebebi ortaktır. İkisi de, tatbiki, “yaşanmış estetik” olarak adlandırabileceğimiz şeyle doğrudan bir bağ içindedir.
Sayfa 106·Kitabı okuyor
Din
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Kitle kültürü denilen olgu
Kitle iletişim araçları olarak bilinen basın, radyo ve televizyon aslında kitle manipülasyon araçlarıdır.
Sayfa 102·Kitabı okuyor
Din
Kitle kültürü denilen olgu
İnsanın ruhu vardır, kitlenin ise yalnızca ihtiyaçları. Bu nedenle her kültür insanın yükselmesi, mükemmelleştirilmesiyken, kitle kültürü ihtiyaçların karşılanmasından ibarettir. “Kitle insanı” kavramını Ortega Y. Gasset ortaya atmıştır. Kitle, isimsiz, şahsiyetsizleştirilmiş insanlar topluluğudur. Bir insan topluluğu şahsiyetini kaybettiği zaman kitleye indirgenir. Kitle insani, salt medeniyetin nihai mahsülüdür, bu durumda artık kültürün şüpheleri ve “ön yargıları" kalmamıştır.
Sayfa 101·Kitabı okuyor
Din
Düalizmin Refleksi
Kültürün hâmili insandır, medeniyetin hâmili toplumdur. Kültürün amacı eğitim yoluyla kendi kendine hâkim olmak; medeniyetin amacı bilim yoluyla doğaya hükmetmektir. İnsan, felsefe, sanat, şiir, ahlâk ve inanç kültüre aittir. Devlet, bilim, şehirler ve teknoloji medeniyete aittir. Medeniyetin araçları düşünce, konuşma ve yazıdır. Kültür ve medeniyetin birbiriyle ilişkisi Gök Krallığı ile Dünya Krallığı, Civitas Dei ile Civitas Solis ilişkisi gibidir. Birisi dram, diğeri ütopyadır.
Sayfa 91·Kitabı okuyor
Din
Düalizmin Refleksi
Medeniyet içinde, insanın maddeye olan bağımlılığı mütemadiyen artış göstermektedir. Kadın, erkek, çocuk her bir Amerikalının yılda 18 ton malzeme kullandığı araştırmalarla ortaya konulmuştur. Medeniyet, sürekli yeni ihtiyaçlar yaratarak, üstelik gereksiz ve fazlalık olan şeylere karşı ihtiyaç geliştirerek, insan ve doğa arasındaki madde alışverişini yoğunlaştırmak, haricî hayatı dâhilî hayatın zararına teşvik etmek gayesindedir. “Sahip olmak için üretmek, israf etmek için sahip olmak” medeniyetin doğasında bu vardır. Diğer taraftan, her kültür -kültürün dinî mahiyeti de buradadır- insan ihtiyaçlarının sayısının, en azından onların tatmin derecesinin azaltılmasını ve bu suretle insanın iç özgürlüğünün artırılmasını amaçlar. Budizmin “arzuları yok edin” ilkesi karşısında, medeniyet, adeta ters bir mantığın yasalarına uyarak, tam aksi bir düstur edinecektir: "Durmadan yeni arzular yaratın."4
Sayfa 90·Kitabı okuyor
Din