Esasen, modern dünyanın hastalıklarından biri de zorluklara, kötülüklere ve zararlı
kabul edilen her şeye karşı radikal çözümler önermek biçiminde karşımıza çıkar. Modern dünyanın "dirigeant"
unsurları köleliğin, yoksulluğun, hastalığın, ızdırabın ve nihayet ölümün kökten yok edilmesi iddialarıyla yola çıkarak içinde yaşadığımız köleci, yoksullaştırıcı, hasta,
muzdarip ve ölümcül "biosphere"in inşasını sağlamışlardır.
Öyleyse Müslüman olarak bizim bazı modern iddialara yine başka modern iddialarla karşı çıkmak gibi bir tuzağa yakalanmaktan kaçınmamız gerektiğini söyleyebiliriz.
Dilini göstermek üzere ağzını açan Chang Ts’ung “Dilim hâlâ orada mı?” diye sormuş Lao Tse’ye. “Evet." diye cevaplamış o da. “Peki, dişlerim yerinde mi?” “Hayır, onlar gitmiş.” “Dil, yumuşaklığı sebebiyle kendini korumuş, dişler ise sertliği elden bırakmadıkları için tahrip olmuşlar. Öyle değil mi?” Hikmetin verdiği olgunlukla başını sallamış Chang Ts’ung.
Günümüzün ahlâkı “senet ödeme” ahlâkıdır. Bir insan arkadaşına ihanet edebilir, ama senetlerini vaktinde, vadesinde ödüyorsa, o insana "ahlâklı" derler.