İnsanın bütün faaliyeti, iş hayatı sosyal ve ahlâkî düzeni bir pazarın sınırları içine alınabiliyor. Üretim ve tüketim kavramları insanın bütün hayatını kaplayabiliyor. Her şeyin pazar içinde ve pazar için olduğu bir düzende insanın tek boyuta, iktisadî boyuta indirgendiğini görmemek mümkün değil. Siyaset, sanat, bilim ve her şey sınırları belli bir iktisadî faaliyetin başarısı için sanki. Daha doğrusu, siyaset o iktisadiyatın siyaseti, sanat o iktisadiyatın sanatı, bilim o iktisadiyatın bilimidir artık.