Neye baktığım değil ne gördüğüm önemli.
Bardağın dolu tarafını görmeyi geçtim, artık sadece en azından bardak var diye şükrediyoruz.
1000Kitap
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Bakış
Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi "HASAT"ta yayınlanan yazım..
Edebiyat
Hayat , bakış açın kadar güzeldir. Negatif bir zihin, sana asla pozitif bir hayat vermez.
Sevgileri yarınlara bıraktınız çekingen, tutuk, saygılı. bütün yakınlarınız sizi yanlış tanıdı. Bitmeyen işler yüzünden (Siz böyle olsun istemezdiniz) bir bakış bile yeterken anlatmaya herşeyi kalbinizi dolduran duygular kalbinizde kaldı. Behçet Necatigil
“Rüyamda bir kelebek olduğumu mu gördüm, yoksa şu an insan olduğunu düşleyen bir kelebek miyim, bilmiyorum.” Chuang Tzu (Zhuangzi) bu sözüyle, insan zihninin en derin sorularından birine dokunur: Gerçeklik dediğimiz şey nedir ve biz kimiz? Bu ifade, uyanıklık ile rüya, benlik ile algı arasındaki sınırların ne kadar geçirgen olduğunu hatırlatır. Günlük hayatta “kesin” sandığımız kimliklerimizin, rollerimizin ve düşüncelerimizin aslında bilincimizin ürettiği geçici yorumlar olabileceğini fısıldar. Chuang Tzu’ya göre mesele, doğru cevabı bulmak değil; sorgulamanın kendisiyle uyanık kalabilmektir. Çünkü insan, kendini mutlak sandığı anda, farkında olmadan bir rüyanın içine yerleşebilir. Bu sözden ilhamla günlük hayatta uygulanabilecek tek ama güçlü bir pratik öneri var: Gün içinde sizi otomatik pilota alan bir düşünceyi yakalayın ve kendinize şu soruyu sorun: “Bunu mutlak bir gerçek mi sanıyorum, yoksa şu anki algım mı?” Örneğin “Ben böyleyim”, “Hayat hep böyle”, “Bu değişmez” gibi cümleleri fark ettiğinizde durun. Bir adım geri çekilin ve zihninizi esnetin. Bu küçük farkındalık anı, bilincin dar kalıplarından çıkıp daha geniş bir bakış açısına geçmenizi sağlar. Biz çoğu zaman gerçeği değil, gerçeğe dair hikâyemizi yaşarız. Bir düşünün: Bazen geçmişteki “siz”, bugünkü “siz” için ne kadar da yabancı geliyor. Demek ki kimlik dediğimiz şey bile sabit değil. Chuang Tzu (Zhuangzi)’nin kelebek metaforu tam da bunu anlatır. Belki de özgürleşme; kesin cevaplar aramakta değil, belirsizlikle dost olabilmektedir. Çünkü insan, kendini tek bir kimliğe hapsettiğinde uykuda kalır; sorguladığında ise uyanmaya başlar. İşte bu yüzden bu söz, bilinç, gerçeklik, benlik ve farkındalık üzerine düşünen herkes için zamansız bir davettir. Chuang Tzu, Zhuangzi