Zen kelimesi Sanskrit dilinde dhyâna (müşâhede) kelimesinden türemiştir, dziena kelimesinden değil.
Sayfa 143
Güzel Bir Bilgi
Teoriye göre sık göz kırpma, irisin kasılmaları ve göz kaçırma, sürekli değişen bakış yönü fail hak­kında çok şey anlatıyordu.
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
"Terimin basit ve insanî anlamıyla, kendinin Hareketsiz, Wu Wei olduğunu anladığın zaman, sen gerçekten var olacaksın ve ayaklarımızdaki hareketli dalga nasılsa, aynı hareketsizlikle hayatı dönemini tamamlayacaksın. Hiçbir şey senin huzurunu bozamayacak. Uykun rüyasız olacak, bilinç alanına giren herhangi bir şey kesinlikle kaygılanmana neden olmayacak. Her şeyi Tao'da göreceksin. Var olan her şeyle birlikte bir olacaksın ve bütün tabiat bir dost gibi, bizzat kendi benin gibi sana yakın olacak. Geceden gündüze, hayattan ölüme geçişleri hiç heyecanlanmadan kabul ederek, ezelî bir ahenkle, Tao'ya rücû edeceksin. O'nda hiçbir şey asla değişmez. O'ndan nasıl temiz çıktıysan, yine öyle tertemiz olarak O'na döneceksin."
Sayfa 142
Lao-tzu'nun eseri felsefî bir eser değildir. Lao-tzu'nun bize sunduğu, ne şekillerdir ne de maddîleştirmelerdir, sadece onların özleridir.
Sayfa 141
Öte yandan, en azından ilk durumda "an"a derin anlamını veren temel noktanın, bölünmezlik özelliğinden çok daha az "anîlik" özelliğinde bulunduğunu düşünüyoruz (Bu anîlik özelliği daima önceden, bazen çok önceden yapılan, fakat o ana kadar etkisi gizli kalan bir işin sonucu olarak ortaya çıkar ve gerçek olmaktan çok görünüştedir). Bölünmezlik özelliği ise, an'ın "maddî olmayan"a ya da "zamana bağlı olmayan"a (intemporel) dönüşümünü ve ayrıca varlığın geçici olan fani durumunun kesin ve daimî olarak kazanılmış bir duruma dönüşümünü sağlar.
Sayfa 140
İnisiyatik bakış açısından, “gece” sembolü zuhûr etmemiş bir duruma tekabül eder. (Dolayısıyla “gündüz” sembolüyle anlatılan zuhûr etmiş durumlardan daha üstündür. Kısacası bu, Hint öğretisindeki sembolizmin aynısıdır.)
Sayfa 135