Günün her saatinde, kendi başıma ve başkalarıyla birlikte tepeye tırmanıyordum, orada herkesin göreceği ateşler yakıyordum ve sevinçli bir selam yükseliyordu bana doğru.
Kendi doğamın keyfini sürüyordum ben, hepimiz de biliriz ki mutluluk buradadır, her ne kadar kendimizi yatıştırmak için bu zevkleri bazen bencillik adı altında mahkûm etme numarası yapsak da.
Güvensizliği kabul etmeyen saf yürekli bir insan tanıdım. Barışçıydı, özgürlükçüydü, tüm insanlığı ve hayvanları aynı sevgiyle seviyordu. Seçkin bir ruh, evet. Evinin eşiğine şöyle yazmıştı: Nereden gelirseniz gelin, hoş geldiniz, buyurun içeri. Sizce kim yanıt verir bu güzel davete? Milis askerleri! İçeri girerler evlerine girer gibi ve bağırsaklarını deşerler adamın.