mortuus

mortuus
@balkansude
Masum sayılırım sevmek suçsa Annem vardı birkaç anımda ve hepsi bu Edebiyatı sevdim ya da Çok çabuk affettim Raskolnikov’u
Desem ki vakitlerden bir Nisan akşamıdır, Rüzgârların en ferahlatıcısı senden esiyor, Sende seyrediyorum denizlerin en mavisini, Ormanların en kuytusunu sende gezmekteyim, Senden kopardım çiçeklerin en solmazını, Toprakların en bereketlisini sende sürdüm, Sende tattım yemişlerin cümlesini. Desem ki sen benim için, Hava kadar lazım, Ekmek kadar mübarek, Su gibi aziz bir şeysin; Nimettensin, nimettensin! Desem ki... İnan bana sevgilim inan, Evimde şenliksin, bahçemde bahar; Ve soframda en eski şarap. Ben sende yaşıyorum, Sen bende hüküm sürmektesin. Bırak ben söyleyeyim güzelliğini, Rüzgârlarla, nehirlerle, kuşlarla beraber. Günlerden sonra bir gün, Şayet sesimi farkedemezsen, Rüzgârların, nehirlerin, kuşların sesinden, Bil ki ölmüşüm. Fakat yine üzülme, müsterih ol; Kabirde böceklere ezberletirim güzelliğini, Ve neden sonra Tekrar duyduğun gün sesimi gökkubbede, Hatırla ki mahşer günüdür
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Sana böyle akmaktan çok korktuğum için Oldu her şey Şelaleler de bu yüzden ilgilendiriyor beni Dünya çok üzücü bir yerdi savaş filmlerini ve Samurayları eskisi gibi sevmiyordum.. bir boşluktan Aşağı mı bırakıyordum kendimi.. teller tenimi çizip Canımı mı yakıyordu.. mutsuzluğuma mı alışıyordum Seni severken, yoksa kan kaybından mı ölüyordum.. Daha fazla parçalanacak parçam yoktu.. Neyse, … Birhan Keskin
Düz mantık, düz lise, şekli fiyakası dümdüzdü Bir kız öptü onu on yedi yaşında Temmuz’da bir gündüzdü Kimim şimdi seni öptümse Sonsuz bir dili susan gri beyaz üniforma Durduruyorum dünyayı olanların tabanından Yine de kalkıp gidiyorsun Oynatıyor yapraklarını hiçlerin seli Yüzükoyun uçurumlara doğru ekoseli eteklerin Kimim şimdi seni öptümse Ben öptümse Şeytana uyma Dön geri Geldi yirmi beş yaşına tek başına Yirmi dördünde ölmüştü annesi Bir sene sevdi sevmedi Yirmi altı dedi bir sabah Kalmadı bahanesi Ne ben inanırım eski günlere ne de günler eskit artık Yat dizime vakit ölsün Ne de olsa gideceksin Birazcık delirmek yapabileceğin en büyük fedakârlık olamaz Kalk bir dağa dadanalım iki omuz iki dudağa Vahşi bir güne aldanalım güller bize adansın Kandır beni öp yeter Kandır beni yaşayaduralım Kandır beni