ikbal

Biz yokuz, Alara. Seninle ikimiz yani. Ne kadar “ben” diye başlasa da cümlelerin, aslında anlatmak istediğin ikimiz oluyor. Çünkü biz, birer serseri ekiz. Bir yapıya eklenerek yok olmaya çalışan ekleriz biz, Alara. Anladın mı, biz yaşamak değil, iki kişi ölmek istiyoruz.
Sayfa 43 - Everest Yayınları, 17. Basım·Kitabı okudu
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Hep böyle olmaz mı? Erkekleri salonda bırakıp mutfağa gitmez miyiz? Vatanımıza, doğal ortamımıza dönmenin huzuru. Neden bir de mutfakta sorulur bu hal hatır? “Nasılsın?” daha kısık ve doğrudan bir sesle, gerçeği duymak ister gibi, salondaki yalanları değil. Kendi dilimizi konuşmanın sevinci bu. Hiçbir erkek bilmeyecek bunu; yüzümüz gerçek biçimini alır fayansların önünde.
Sayfa 42 - Everest Yayınları, 17. Basım·Kitabı okudu
Bir şehrin açık hava çiçeklerinin başına gece bekçileri dikilmesi, şehirde hala çiçek çalmayı düşünen insanlar olduğunu gösterir. Ne güzel!
Sayfa 32 - Everest Yayınları, 17. Basım·Kitabı okudu
Kendimi sürekli bir şeyi bekler gibi hissediyorum ve o şeyin asla gelmeyeceğinden korkuyorum.
Sayfa 103 - Domingo Yayınları, 2. Basım·Kitabı okudu
Parasız Yatılı
Niçin babasını hep yaşayacak sanmışlardı? O da ölecek gibi görünmüyordu. Öyle dürüst, öyle keskin bir adamdı ki, ölümün sinsiliği ona hiç gölge düşürmemişti. Evine her gece ekmek alıp gelen bir erkeğin yokluğu, sessizlik olup yerleşmişti odalarına.
Sayfa 103 - Yapı Kredi Yayınları, 42. Basım·Kitabı okudu