Buraya ait değilmiş, kapana kısılmış gibi hissederdi. Zamanının çoğunu okuyarak, ekerek, biçerek, geçirirdi.
Ama o zamanlar geldi mi, hayatın anlamını kaybettiğini tüm kalbinde hisseder, bedenini karanlığın kaosu içinde ölüme terk ettiğini düşünürdü. Yarın yokmuş gibi, belki de akşamında ölecekmiş gibi hissederdi.
Öyle ki, ölüm bile onun için anlamsızdı.