süründüm, biliyor musun, geçmişim rötarlı bir uçak gibi somurturken aynalarda, beni göstermeyen aynalarda, süründüm, az önce vurulmuş bir vezneci gibi banko kuytularında, yani seni artık görmek istemiyorum.
Geçenlerde bir arkadaşımla Florya da bulunan sosyal tesise gittik. Tesisi bilenler bilir yeri ve konumu çok güzel ve içerisinde fiyatlar o konumdaki emsal yerlere göre çok uygun. Hafta içiydi. Saat 17.50 sıramızı online olarak aldık. Bu arada ilk defa online sıra aldım, daha önce kapıda bir görevli olurdu isminizi defter gibi bir şeye yazardı sıramı o şekilde takip ederdin. Neyse karekod ile ismimizi cismimizi kaydedip sıramızı aldık. Önümüzdeki bekleyen kişi sayısı 57. Açıkçası yorgunduk birazda sıranın belki erken gelir umuduyla hemen kapı önünde bulunan bordur taşına oturduk. Bu arada kayıt işi biraz teferruatlı telefonla çok yakın ilişkisi olmayan büyüklerin yardım almadan sıra alması zor. Neyse kapı önünde otururken önümüzden gelip sıra almak için sıraya girenleri izliyorduk. Bir aile geldi önümüzden geçti. Anne, baba ve 17-20 yaşlarında 2 genç kız. Gidip işlemleri yaptırdılar, gelip yanımızda ayakta muhabbet etmeye başladılar. Sıranın onlara gelmesi tahminen onlar açısından 2 3 saat bulurmuş bekleyen sayısı 90. Derken o arada süpermen murat geldi. Süpermen murat kim üzerinde görevli yeleği bulunan elinde mennan gibi süpürgesi olan bir abimiz. Mühür onda Süleyman o. Neyse aileyle belli ki yakın arkadaşlar.
Murat naber o Süleyman abi iyi sen nasılsın, hayırdır ne işiniz var?
Bende iyiyim murat. Ne olsun ya dedik bu akşamda Burada yemek yiyelim ama abi çok sıra var ya kalabalık baya, nasıl yaparız bilemedik. (Sanırım her akşam bir mekanda yiyorlar aile babasında öyle bir gurur)
Abi ayıp ediyorsun ben ayarlarım şimdi sana 5 dakika bekle?
Murat yıllardır bu anı bekler gibi kara lakabına yakışır şekilde surlardan surlara atlar gibi gitti. Sözünün eri adammış 5 dakika sonra geldi. ( bu arada ben bunları nasıl duyuyorum ben agacın arkasındayım onlar diğer tarafında
Not: herhangi bir düzeltme yapmadan kopyala yapıştır yaptım buraya. o yüzden büyük küçük harf uyumu pek yok. okuyan da olmayacağından çok dert etmedim.
ben her sene kitap belirleyen ve buna uyamayan biriyim. bu sebeple bu sene her türden belli kitaplar belirledim kendime ve o kitapları okumaya çalışacağım. tek tek yazayım burada da dursun kitaplar.
diyebilirsiniz ki bu kadar kitabı nasıl okuyacaksın? kolay değil ama en rahat senem bu sene olacak kitaplar anlamında. atanınca bu kadar rahat okuyabileceğimi sanmadığımdan elimden geldiğince bol okumalar yapacağım.
mangalar - bunda başlamak istediğim seriler var. her kitabını bitiremem zaten ama en azından bazı başlangıçlar yapacağım. bunlar izlemediğim serilerden oluşmuş mangalar.
tokyo ghoul
one piece
naruto
jujutsu kaisen
vagabond
shigurui
tomie
uzumaki
berserk
vinland saga
violet evergarden
ghost in the shell
zankyou no terror
psycho pass
dororo
akame ga kill
homunculus
parasyte
20th century boys
oyasumi punpun
blame!
pluto
Geçenlerde bir arkadaşımla Florya da bulunan sosyal tesise gittik. Tesisi bilenler bilir yeri ve konumu çok güzel ve içerisinde fiyatlar o konumdaki emsal yerlere göre çok uygun. Hafta içiydi. Saat 17.50 sıramızı online olarak aldık. Bu arada ilk defa online sıra aldım, daha önce kapıda bir görevli olurdu isminizi defter gibi bir şeye yazardı sıramı o şekilde takip ederdin. Neyse karekod ile ismimizi cismimizi kaydedip sıramızı aldık. Önümüzdeki bekleyen kişi sayısı 57. Açıkçası yorgunduk birazda sıranın belki erken gelir umuduyla hemen kapı önünde bulunan bordur taşına oturduk. Bu arada kayıt işi biraz teferruatlı telefonla çok yakın ilişkisi olmayan büyüklerin yardım almadan sıra alması zor. Neyse kapı önünde otururken önümüzden gelip sıra almak için sıraya girenleri izliyorduk. Bir aile geldi önümüzden geçti. Anne, baba ve 17-20 yaşlarında 2 genç kız. Gidip işlemleri yaptırdılar, gelip yanımızda ayakta muhabbet etmeye başladılar. Sıranın onlara gelmesi tahminen onlar açısından 2 3 saat bulurmuş bekleyen sayısı 90. Derken o arada süpermen murat geldi. Süpermen murat kim üzerinde görevli yeleği bulunan elinde mennan gibi süpürgesi olan bir abimiz. Mühür onda Süleyman o. Neyse aileyle belli ki yakın arkadaşlar.
Murat naber o Süleyman abi iyi sen nasılsın, hayırdır ne işiniz var?
Bende iyiyim murat. Ne olsun ya dedik bu akşamda Burada yemek yiyelim ama abi çok sıra var ya kalabalık baya, nasıl yaparız bilemedik. (Sanırım her akşam bir mekanda yiyorlar aile babasında öyle bir gurur)
Abi ayıp ediyorsun ben ayarlarım şimdi sana 5 dakika bekle?
Murat yıllardır bu anı bekler gibi kara lakabına yakışır şekilde surlardan surlara atlar gibi gitti. Sözünün eri adammış 5 dakika sonra geldi. ( bu arada ben bunları nasıl duyuyorum ben agacın arkasındayım onlar diğer tarafında
Ve her gün oturup bir kaç satır söz karalarım banko
Huzursuzluk yazdırır bana çabalarımdan çok
AMA SEN GÜLÜŞLERİMDE GİZLEDİĞİM YARALARIMDAN KORK.
-Sokrat St